Gérald Genta’nın Mirası: Kızı Alexia ile İstanbul’da Buluşma

Gérald Genta’nın kızı Alexia, babasının mirasını ve etkisini İstanbul’da OGGUSTO’ya anlattı.

Sanatçı bir babanın kızı olan Alexia Genta, İstanbul’da OGGUSTO’ya verdiği röportajda, babası Gérald Genta’nın saatçilik dünyasındaki etkisini ve mirasını paylaştı. Gérald Genta, saat takmayı sevmeyen bir sanatçı olarak modern saatçiliği köklü bir şekilde değiştirmiştir. Patek Philippe Nautilus ve Audemars Piguet Royal Oak gibi ikonik saatlerin tasarımcısı olarak bilinen Genta, “Saatçiliğin Picasso’su” olarak anılmaktadır.

1970’lerde tasarladığı saatler, başlangıçta büyük tepkilerle karşılaşsa da zamanla ikonik hale gelerek saat dünyasında devrim yaratmıştır. Genta’nın tasarımları, sadece kendisiyle sınırlı kalmamış, aynı zamanda birçok markada benzerlerinin üretilmesine yol açmıştır. Genta, saatçiliğin “kutsal üçlüsü” olarak kabul edilen modellerin iki tanesinin tasarımcısıdır ve bu modeller, saat endüstrisini hala etkilemektedir.

Gérald Genta markası, 2023 yılında LVMH çatısı altında bağımsız bir marka olarak yeniden canlandırılmıştır. Alexia, bu markada bağımsız danışman ve küratör olarak görev almaktadır. İstanbul’daki Salon Kantièm’de gerçekleşen buluşmada, Alexia, babası hakkında birçok soruya yanıt verdi.

Alexia, Gérald Genta’nın “saatçiliğin Picasso’su” olarak anılmasının nedeninin, onun çok yönlü sanatçı kimliği olduğunu belirtti. Babası, sadece saat tasarlamakla kalmamış, aynı zamanda resim ve objeler de üretmiştir. Bu çok yönlülüğü, Picasso ile karşılaştırılmasına neden olmuştur.

Audemars Piguet Royal Oak ve Patek Philippe Nautilus gibi tasarımlarının başlangıçta büyük tepkilerle karşılaştığını belirten Alexia, bu saatlerin zamanla nasıl ikonik hale geldiğini anlattı. Gérald Genta’nın sanatçı kimliğinin, saat endüstrisinde özgürlük arayışını beslediğini vurguladı. Genta, saatçilikte birçok yeniliği de beraberinde getirmiştir; lüks çelik saat, görünür vidalar ve entegre bilezik gibi unsurlar, günümüzde saat pazarını etkilemektedir.

Alexia, babasının tasarımlarının zamanın testinden geçtiğini ve hala hayranlıkla karşılandığını ifade etti. Kendi favori saatinin, babasının adını taşıyan saatler olduğunu belirtti. Ayrıca, babasının tasarımlarının arkasında yatan hikayeleri daha fazla insanla paylaşmak için bir dernek kurduklarını da açıkladı.

Gérald Genta’nın orijinal çizimlerinin Sotheby’s müzayedesinde satışa sunulması ve Nautilus’un 727 bin dolara alıcı bulması, Alexia için duygusal bir süreç olmuştur. Bu satış, babasının daha fazla tanınmasına katkı sağlamıştır.

Genta’nın saat takmayı sevmediğini ve zamanın kısıtlamasından hoşlanmadığını belirten Alexia, babasının sanatçı kimliğinin bu durumu etkilediğini ifade etti. İstanbul’a gelme sebebinin, Türkiye’deki Genta hayranlarıyla buluşmak ve yeni tasarımlarını paylaşmak olduğunu belirtti. Genta’nın mirasını ve hikayesini daha fazla insanla paylaşmak için çalıştığını vurguladı.

Sonuç olarak, Gérald Genta’nın kızı Alexia, babasının mirasını yaşatmak ve onun sanatsal vizyonunu yeni nesillere taşımak için çaba sarf etmektedir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu