Usulsüz vatandaşlık soruşturmasında 2. dalga: 72 gözaltı

Usulsüz vatandaşlık soruşturması kapsamında düzenlenen ikinci operasyonda 72 şüpheli gözaltına alındı, 30 şirkete kayyum atandı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, muvazaalı gayrimenkul satışları üzerinden Türk vatandaşlığı verilmesine ilişkin yürütülen soruşturmada ikinci dalga operasyonun gerçekleştirildiğini açıkladı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda 88 kişi hakkında adli işlem başlatıldı, 72 şüpheli gözaltına alındı.

Soruşturma kapsamında şüphelilere ait adreslerde ve şirketlerde arama yapılırken dijital materyallere el konuldu. İncelemeler sonucunda 2 bin 11 taşınmaz, bir otel, 86 motorlu araç, iki yat ve 42 banka hesabı hakkında tedbir uygulandı. Ayrıca el konulan 30 şirkete kayyum atandı.

687 kişinin vatandaşlığının iptali için süreç başlatıldı

Usulsüz vatandaşlık soruşturmasının ilk aşamasında Babacan İnşaat bağlantılı işlemler mercek altına alınmıştı. Düşük bedelli taşınmazların gerçeğe aykırı biçimde yüksek gösterilen ekspertiz raporlarıyla satıldığı ve bu yöntemle 687 kişinin Türk vatandaşlığı kazandığı belirlenmişti. Bu kişilerin vatandaşlıklarının iptali için idari süreç başlatılmıştı.

İkinci dalgada ise Gül İnşaat AŞ, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat üzerinden gerçekleştirilen satışlar incelendi. Toplam 734 yabancı uyruklu kişiye yapılan satışların değerlendirildiği soruşturmada, 274 işlemin muvazaalı olduğu tespit edildi.

1.070 kişinin vatandaşlık edindiği belirlendi

Yetkililerin incelemelerine göre söz konusu işlemler sonucunda aileleriyle birlikte toplam 1.070 kişi usulsüz yollarla Türk vatandaşlığı elde etti. Ayrıca 11 kişinin vatandaşlık başvuru sürecinin devam ettiği belirlendi. Muvazaalı işlemlerin toplam değerinin ise 3,5 milyar liranın üzerinde olduğu bildirildi.

Bakan Gürlek, usulsüz şekilde vatandaşlık kazandığı tespit edilen kişilerin vatandaşlıklarının iptaline yönelik gerekli idari işlemlerin başlatıldığını belirtti. Gürlek, kamu zararının ortaya çıkarılması, suçtan elde edilen gelirlerin izlenmesi ve vatandaşlık hukukunun korunması için hukuki imkanların kararlılıkla kullanılacağını ifade etti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu