Yoğun Bakımda Sepsis: Her 5 Hastadan 2’si Sepsisli

Türkiye’de yoğun bakımda tedavi gören yaklaşık her 5 hastadan 2’sinde sepsis görülüyor. Sepsisli hastaların yarısı 30 gün içinde yaşamını yitiriyor.

Halk arasında kan zehirlenmesi olarak bilinen sepsis, dünya genelinde her yıl yaklaşık 50 milyon kişiyi etkiliyor. Sepsise bağlı ölümlerin sayısı ise 11 milyona ulaşıyor. Türkiye’de yoğun bakımda sepsis vakalarının yaygınlığını ortaya koyan TURK-SOFA2 araştırması, hastalığın kritik boyutunu gözler önüne serdi.

Türk Yoğun Bakım Derneği Veribilimi Çalışma Grubu tarafından yürütülen araştırmaya, Türkiye’nin 44 ilindeki 143 yoğun bakım ünitesi katıldı. Yedi bölgeyi kapsayan çalışmada toplam 3 bin 368 hasta değerlendirildi.

Yoğun bakım hastalarının yüzde 39’unda sepsis

Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı ve Marmara Üniversitesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Yoğun Bakım Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fethi Gül, araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından birinin sepsisin yoğun bakım ünitelerindeki yüksek oranı olduğunu belirtti. Sepsis-3 kriterlerine göre yapılan değerlendirmede, araştırmanın gerçekleştirildiği gün yoğun bakım hastalarının yüzde 39’unun sepsisli olduğu saptandı. Bu oran, yoğun bakımda yatan yaklaşık her 5 hastadan 2’sinin sepsisle mücadele ettiğini gösterdi.

Araştırmada sepsisli hastaların 30 günlük ölüm oranı yüzde 50,5 olarak belirlendi. Sepsis bulunmayan hastalarda bu oran yüzde 24,5’te kaldı. Bulgular, sepsisli her iki hastadan yaklaşık birinin 30 gün içinde hayatını kaybettiğine işaret etti.

En sık kaynak akciğer enfeksiyonları

Yenidoğanlar, çocuklar, ileri yaştaki kişiler ve bağışıklık sistemi baskılanmış hastalar sepsis açısından en kırılgan gruplar arasında yer alıyor. Çalışmada sepsis grubundaki enfeksiyonların yüzde 50,7’sinin akciğer kaynaklı olduğu görüldü. Akciğer enfeksiyonlarını üriner sistem ve kan dolaşımı enfeksiyonları izledi.

Araştırma gününde yoğun bakım hastalarının yaklaşık yüzde 55’inde enfeksiyon bulunduğu, bu enfeksiyonların yüzde 27,3’ünün ise yoğun bakım kaynaklı olduğu belirlendi. Prof. Dr. Gül, el hijyeninin sağlanması, enfeksiyon kontrol uygulamalarının güçlendirilmesi ve hastane enfeksiyonlarının azaltılmasının sepsisi önlemede temel adımlar olduğunu vurguladı.

Antimikrobiyal direnç uyarısı

Sepsisle mücadelede antimikrobiyal direncin önemli bir sorun oluşturduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Gül, Türkiye’de yoğun bakım ünitelerinden elde edilen verilerin dirençli gramnegatif mikroorganizmaların giderek daha ciddi bir klinik tehdit haline geldiğini gösterdiğini söyledi.

Gereksiz antibiyotik kullanımının sınırlandırılması, uygun kültür örneklerinin zamanında alınması, hızlı mikrobiyolojik tanı yöntemlerinin yaygınlaştırılması ve antibiyotik yönetim programlarının güçlendirilmesi, sepsise bağlı ölümleri azaltmada önemli rol oynuyor. Uzmanlara göre sepsisle mücadele ile antimikrobiyal direncin önlenmesi birbirinden ayrı değerlendirilemez.

Prof. Dr. Gül, sepsisin önlenebilir ölümlerin başlıca nedenlerinden biri olarak ele alınması gerektiğini belirterek, tedavide zamanın hayati önem taşıdığını ifade etti. Akciğer kaynaklı enfeksiyonların yüksek oranı ve antimikrobiyal direncin artması, sağlık sistemlerinin sepsisle mücadelede çok yönlü ve sürdürülebilir politikalar geliştirmesini zorunlu kılıyor.

Türk Yoğun Bakım Derneği, ulusal sepsis politikaları ve eylem planlarının hazırlanması, sağlık çalışanları ile sağlık sistemlerinin güçlendirilmesi, bilimsel çalışmaların desteklenmesi ve sepsisten sağ kurtulan hastalarla toplumun bu sürece dahil edilmesi çağrısında bulundu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu