TBMM’de Barınma Krizi Üzerine Araştırma Önergesi Tartışıldı
TBMM’de barınma krizinin nedenleri ve çözüm önerileri üzerine araştırma önergesi görüşüldü, milletvekilleri durumu değerlendirdi.
(TBMM) – Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda, Yeni Parti tarafından sunulan ve ülke genelinde giderek derinleşen barınma krizinin nedenleri ile çözüm önerilerinin belirlenmesini amaçlayan araştırma önergesi ele alındı. Sakarya Milletvekili Ayça Taşkent, barınma sorununun yalnızca ekonomik bir mesele olmanın ötesine geçtiğini, eğitim hakkından çalışma hayatına, aile kurmaktan kent yaşamına kadar birçok alanı etkilediğini ifade etti. YENİ YOL İstanbul Milletvekili Bülent Kaya, ekonomik krizin Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileriyle çarpıtıldığını savunurken, İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, artan kira ve yurt ücretlerinin özellikle öğrenciler, emekliler ve asgari ücretliler üzerindeki etkilerine dikkat çekti. DEM Parti Siirt Milletvekili Sabahat Erdoğan Sarıtaş ise, barınma krizinin milyonlarca üniversite öğrencisini etkilediğini belirtti.
Yeni Parti’nin önergesi üzerine söz alan Taşkent, bu araştırmanın yalnızca konut piyasasına dair bir teknik inceleme olmadığını, aslında ülkenin geleceği hakkında önemli bir tartışma yürütüldüğünü vurguladı. Barınma sorununun, eğitim hakkı, çalışma hayatı, aile kurma ve toplumsal eşitlik gibi temel unsurları doğrudan etkileyen bir mesele haline geldiğini belirtti. Anayasa’nın 57. maddesine atıfta bulunarak, devletin konut ihtiyacını karşılamakla yükümlü olduğunu hatırlatan Taşkent, milyonlarca insanın barınma ihtiyacının artık bir yaşam mücadelesine dönüştüğünü ifade etti. Üniversiteyi kazanan gençlerin en büyük kaygısının kalacak yer bulmak olduğunu belirten Taşkent, kamu yurtlarının kapasitesinin yetersiz, özel yurt ücretlerinin ise birçok aile için karşılanamaz durumda olduğunu dile getirdi. Çalışanların maaşlarını almadan önce kiralarını düşünmek zorunda kaldığını, asgari ücretle çalışanların gelirlerinin büyük bir kısmını kiraya ayırdığını belirten Taşkent, memurların tayin oldukları şehirlerde ev bulmakta zorlandığını ve yeni mezun gençlerin de iş fırsatlarını kaçırdığını vurguladı. Taşkent, yeni evlenecek çiftlerin artık düğün tarihinden önce ev kirasını konuşmak zorunda kaldığını ifade ederek, “Bir toplum düşünün ki insanlar gelecek için plan yapamıyor çünkü başını sokacak bir ev bulmak zorunda” dedi.
Barınma krizinin en çarpıcı yönlerinden birinin emeklilerin durumu olduğunu belirten Taşkent, emeklilerin kira ödeyemedikleri için otogarlarda kalmak zorunda kaldığını ve pansiyonlarda yaşamaya çalıştığını aktardı. Boş konut sayısının yüz binlerle ifade edilirken, uygun fiyatlı konut bulmanın imkansız hale geldiğini belirten Taşkent, sorunun yalnızca konut üretimiyle sınırlı olmadığını, konutların yaşam alanı olmaktan çıkarak yatırım ve spekülasyon aracı haline geldiğini öne sürdü. Araştırma önergesiyle gerçek konut ihtiyacının belirlenmesi, boş konut stokunun tespiti, kira artışlarının bilimsel olarak incelenmesi ve öğrenci yurt kapasitelerinin artırılması gerektiğini belirten Taşkent, “Barınma, piyasanın insafına bırakılacak bir ayrıcalık değildir. Barınma, insan onurunun temel koşuludur ve sosyal devletin en temel sorumluluklarından biridir” dedi.
YENİ YOL Grubu adına söz alan Bülent Kaya, barınma sorununun Türkiye’de sosyal bir mesele haline geldiğini belirtti. 2018 yılından bu yana yaşanan ekonomik krizin, TÜİK verileriyle çarpıtıldığını savunan Kaya, İstanbul Ticaret Odası’nın enflasyon oranlarının 2018’den itibaren yukarı yönlü giderken, TÜİK’in verilerinin aşağı yönlü gittiğini ifade etti. Bu durumun, TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranlarının reel piyasa koşullarını yansıtmadığını gösterdiğini belirten Kaya, gıda ve konut enflasyonunun normal enflasyon oranlarının çok üzerinde seyrettiğini vurguladı. Kaya, “Dolayısıyla, artık konut Türkiye’de bir sosyal mesele haline geldi” dedi.
İYİ Parti Grubu adına konuşan Mehmet Akalın, barınma sorununun milyonlarca vatandaşı doğrudan etkileyen önemli bir mesele olduğunu ifade etti. Barınmanın yalnızca bir ev bulmakla sınırlı olmadığını, insanların güvenli ve sağlıklı bir yaşam alanına erişimlerinin sosyal devletin temel sorumluluklarından biri olduğunu belirtti. Konut ve kira fiyatlarındaki artışın geniş toplum kesimlerinin temel ihtiyaçlarını karşılamayı zorlaştırdığını söyleyen Akalın, asgari ücretlilerin ve emeklilerin kira ödemelerinin, öğrencilerin yurt bulma sorunlarının ciddi bir ekonomik mücadeleye dönüştüğünü ifade etti. 2026-2027 eğitim öğretim yılı yaklaşırken öğrencilerin en büyük kaygılarından birinin “Okul açılınca nerede kalacağız?” olduğunu belirtti. Özel yurt ücretlerinin büyükşehirlerde yıllık 150 bin liraya, ev kiralarının ise 25 bin liradan başlayan seviyelere ulaştığını ifade eden Akalın, üniversite öğrencilerinin eğitim masraflarını karşılamanın her geçen gün zorlaştığını aktardı. 2026 yılının ilk yarısına dair verilere göre yurtların yatak kapasitesinde 3 binin üzerinde azalma olduğunu belirten Akalın, emeklilerin de yıllarca çalıştıktan sonra güvenli bir yaşam sürdürebilme sorunuyla karşı karşıya kaldığını dile getirdi.
DEM Parti Grubu adına konuşan Sabahat Erdoğan Sarıtaş, iktidarın demokrasi ve ekonomik gelişim konularında ilerleme kaydettiğini ifade ettiğini, ancak ülkenin ciddi bir barınma krizi ile karşı karşıya olduğunu belirtti. Ülkenin ekonomik durumu nedeniyle insanların ev alamadığını ve kiralamakta zorlandığını söyleyen Sarıtaş, “Artık iki aile bir evde ortak yaşamaya çalışıyor” dedi. Barınma krizinin en ağır şekilde üniversite öğrencilerini etkilediğini belirten Sarıtaş, milyonlarca gencin üniversiteyi kazanmasına rağmen barınacak yurt bulamadığını ifade etti. Eğitim hakkının, üniversite kapısından girmeden barınma kriziyle çarpıştığını belirten Sarıtaş, 6 milyonu aşkın öğrenciye karşılık kamu yurtlarında yalnızca yaklaşık 1 milyon yatak bulunduğunu dile getirerek, “Geriye kalan milyonlarca genç ne yapacak?” sorusunu yöneltti.
AK Parti Ankara Milletvekili Orhan Yegin, barınma krizinin sebepleri arasında pandemi, Rusya-Ukrayna savaşı ve 6 Şubat depremlerinin etkili olduğunu belirtti. Bu durumların konut ve kira fiyatlarında ciddi artışlara yol açtığını ifade eden Yegin, hükümeti suçlamanın vicdana sığmadığını vurguladı. Yegin, sosyolojik değişimlerin, gençlerin daha bağımsız yaşama arzusunun artmasının da konut fiyatlarını etkileyen faktörler arasında olduğunu belirtti. YENİ Parti Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ise, barınma krizine ilişkin iktidarı eleştirerek, “Bir iktidar, yirmi dört yılın sonunda asgari ücret 28 bin lira, en düşük emekli maaşı 23 bin 500 lira ama ortalama kira 30 bin liraysa, burada ‘Hükümeti mi suçlayacaksınız?’ diyorsanız, sözün bittiği yerdesiniz” dedi. Başarır, “Bir maaş, bir kiraya denk gelmiyorsa, kimi suçlayacağız? Olaya doğru yerden bakmamız lazım” ifadelerini kullandı. Sonuç olarak, Yeni Parti’nin önergesi reddedildi.




