Çınar ve Kırmızı Kedi’nin Yeni Yayınları Okurlarla Buluştu

Çınar ve Kırmızı Kedi, yeni kitaplarıyla çocuk edebiyatına renk katıyor. Eğlenceli ve öğretici hikayelerle dolu bu eserleri keşfedin.

Ama Öğretmenim!

Feyza Demir’in kaleme aldığı ve grafiklerle zenginleştirilen bu eser, “Matematik hayatımızda ne işe yarayacak?” sorusuna yanıt arıyor. Matematik dersinin zorluğundan kaçmak isteyen Ali, hayatın içindeki matematiği keşfetmek zorunda kaldığı bir ödevle karşılaşıyor. Araştırmaları, annesinin mutfak ve sağlık deneyimlerinden, ablasının müzik çalışmalarına, doğadaki ve sanattaki altın orandan, bilgisayar oyunları ve spora, babasının pilotluk mesleğine kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor. Ali’nin araştırma sürecini önce bir hikaye olarak takip ediyoruz, ardından bu sürecin ödev notlarına yansımasını görüyoruz. Bu bölüm, kitabın en güçlü yanlarından biri olarak öne çıkıyor. Küçük okurlara proje ödevi yapmanın yollarını gösteriyor. Kitabın sonunda ayrıca küçük bir matematik sözlüğü de bulunuyor.

Günümüz çocukları, matematik derslerinde belirgin bir zorluk yaşıyor: Kavramları ve soruların ne istediğini anlama. Bu sorunu aşabilmek için çocukların, sayılar ve sayılarla ilgili soruları kendilerine aktaran dili çözmeleri gerekiyor. Dolayısıyla matematiğin ne olduğunu anlatan başlangıç kitaplarının kütüphanelerde yer alması önemli. “Ama Öğretmenim!” 4.-5.-6. sınıf düzeyindeki matematik konularını kapsayan, 70 sayfalık metin ağırlıklı bir eser.

Kafadar Kuzenler ve Dev Robot

Cenk Gündoğdu’nun yazdığı, Burcu Yıldız’ın resimlediği bu hikaye, Elsa ve Aras’ın Bedia Muvahhit Sokak’ta karşılaştıkları gizemli bir ihtiyarın peşine düşmeleriyle başlıyor. Işınlandığını düşündükleri ihtiyarı bulmak için bir ışığın peşinden giden kuzenler, gözlerinden ışık saçan dev bir robota ulaşmaya çalışıyorlar. Heyecan, korku ve eğlence dolu bu macera, onları bir deniz fenerine götürüyor. Kitabın sonunda Türkiye’nin ilk kadın tiyatrocusu Emine Bedia Muvahhit hakkında bir sayfa ve ülkemizdeki tarihi deniz fenerlerine dair üç sayfalık bilgi yer alıyor. 40 sayfalık bu eserde metin ve resim dengesi sağlanmış, kitap 3-4. sınıf düzeyine hitap ediyor.

Arılar Dönünce

Nilay Dalyan’ın yazdığı, Gonca Soner’in resimlediği bu eser, vefa, merhamet ve yeniden hayata dönüş temasını işliyor. Leyla ve annesi, dedelerinin vefatından sonra yalnız kalan ve bu durumdan dolayı ruh hali değişen anneannelerinin yanına köye gidiyorlar. Hayata küsmüş, insanlardan uzaklaşmış olan anneanne, onları beklenmedik bir şekilde karşılıyor, adeta küskünlüğünü onlara da hissettiriyor. Leyla, başlangıçta bu duruma tahammül edemiyor fakat annesinin destekleriyle yavaş yavaş yas sürecini anlamaya ve ninesinin durumunu kabullenmeye başlıyor.

Dedesi tarafından kendisine bırakılan gizemli bir kutu sayesinde duruma dahil olan Leyla, dedesinin hatıralarını kullanarak ve ninesinin de desteğiyle kovanlar kurup arıları geri getirerek bahçeye hayat vermeye başlıyor. Nihayetinde, birlikte çalışarak ninesini de hayata döndürüyor ve evlerine dönerken ona bıraktıkları cep telefonuyla zamanla bağlantısını yeniden kurmasını sağlıyorlar. Çevre bilincine dair öğütler de içeren bu sıcak ve duygusal hikaye, resimlerin arka planda kaldığı küçük dokunuşlarla zenginleştirilmiş. Son bölümde düşünme ve etkinlik önerileri de yer alıyor. 58 sayfalık bu eser, metin ağırlıklı olup 3-4. sınıf seviyesine hitap ediyor.

Kelebek Beyin

Laura Dockrill’in yazdığı metin ve Gwen Millward’ın resimleriyle hayat bulan bu kitap, sandalyesiyle geriye kaykılmakta ısrar eden bir çocuğun düşmesi ve ardından kafasından çıkan kelebeğin peşine takılarak kaybolan anılarını, düşlerini ve hayallerini yeniden toplamasını anlatıyor. Hikayede anne kaybı ve bu durumun üstesinden gelme teması da işleniyor. Anlatım, baştan sona kadar şiirsel bir dille yapılmış. Yetişkinlere göre sivri bir dil kullanılsa da, bu dil yazarın bir çocuğun düşünme ve ifade etme tarzını yansıtıyor. Çocuğun inadı, öfkesi, korkuları, endişeleri ve sevinçleri, onun bakış açısıyla metne aktarılmış.

Bu ifade tarzları, bazen yetişkinlerin beklentilerine uymasa da, kitabın kahramanı ile okur arasında bir bağ kurma açısından faydalı olabilir. Ancak hassas çocuklarda olumsuz etkileri de olabilir. Bu durumu, çocuğu en iyi tanıyan ve ön okuma yapacak olan ebeveynlerin değerlendirmesi önemlidir. Bu tür hikayeler, annesini kaybetmiş bir çocuğun hikayesini anlatıyorsa, çocuğun kazanmış olduğu dirence güvenerek mi yazılmıştır yoksa onu daha fazla mı üzer, bu hala bir muammadır. Karar, çocuğu en iyi tanıyan ve tarif edebilecek olan birinin, pedagoglara danışarak vermesi açısından kritik önem taşımaktadır. 80 sayfalık bu eser, karikatürize bir tarzda oldukça renkli ve bol çizimle hareketlendirilmiş, ancak metnin uzunluğu küçük yaş grubuna hitap etmeyi zorlaştırıyor. Şiir dili nedeniyle okuma süresi 15-20 dakikaya kadar çıkabilir ve bu süre zarfında dikkatini sürdürebilen çocuklar için uygun olduğunu söyleyebiliriz.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu