Şili’nin ‘Vampyr’ Oyunu Beykoz Kundura’da İlk Kez Sahnelenecek
Şili’den gelen ‘Vampyr’ oyunu, Beykoz Kundura ortak yapımcılığıyla Türkiye’de ilk kez sahne alıyor.
Şilili yönetmen ve yazar Manuela Infante’nin dikkat çekici eserlerinden biri olan “Vampyr”, 27–28 Haziran tarihlerinde Kundura Sahne’de izleyicilerle buluşmak için gün sayıyor. Beykoz Kundura’nın ortak yapımcıları arasında yer aldığı bu oyun, Şili başta olmak üzere farklı ülkelerden gelen yaratıcı bir ekiple İstanbul’a konuk olmaya hazırlanıyor. “Vampyr” için biletler, Passo üzerinden temin edilebilir.
“Estado Vegetal” ve “Cómo Convertirse en Piedra” adlı eserlerle başlayan sahne araştırmasının üçüncü halkası olan “Vampyr”, tiyatro sanatını geleneksel anlatım biçimlerinin ötesine taşıyan yenilikçi bir yaklaşımla sahneye konuluyor. Uluslararası tiyatro camiasında özellikle deneysel dili ve disiplinler arası çalışmalarıyla tanınan Infante, bu eserinde sahte belgesel formatını kullanarak izleyiciyi çok katmanlı bir anlatı deneyimine davet ediyor.
Şili’nin kültürel unsurlarından beslenen “Vampyr”, doğa ile kültür arasındaki sınırları sorgulayan ve biçim değiştiren varlıkların izini sürüyor. Yarı insan, yarı hayvan; yarı canlı, yarı toprak olarak tanımlanan figürler, kontrolsüz bir şekilde inşa edilen rüzgâr türbini alanlarında dolaşırken sahnede yarasa veya gece vardiyasında çalışan işçiler olarak karşımıza çıkıyor. Bu eser, bu hibrit varlıklar aracılığıyla tükenmişlik, enerji üretimi, çalışma ve dinlenme gibi kavramları sorgularken, insan dışı varlıklarla olan ilişkileri de eleştirel bir bakış açısıyla değerlendiriyor.
Kara mizah ve absürt unsurlarla zenginleştirilmiş sahne dili, Avrupa vampir mitolojisi ile Şili’deki hematofag yarasa türleri arasında ironik bir ilişki kuruyor. Bu çerçevede “Vampyr”, günümüzde “yeşil enerji” söylemleri etrafında şekillenen yeni sömürü biçimlerine de sahneden yanıt veren politik bir katman sunuyor.
Beykoz Kundura’nın ortak yapımcılığında hayata geçirilen bu eser, Centro Cultural Matucana 100, Espacio Checoeslovaquia, Centro Cultural de España (Şili) ve NAVE iş birliğiyle uluslararası bir üretim sürecinin sonucu olarak sahneye taşınıyor. Bu çok ortaklı yapı, farklı coğrafyalardan sanatçıların bir araya geldiği kolektif bir üretim modelini gözler önüne seriyor.




