Özgür Özel’in İstifa İddiaları ve Cumhurbaşkanlığı Adaylığı Tartışmaları

Özgür Özel’in istifa edeceği yönündeki iddialar ve cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmaları CHP kulislerinde gündem oldu.

Son günlerde Özgür Özel‘in istifa edeceği yönündeki söylentiler, CHP kulislerinde yoğun bir tartışma ortamı yarattı. Ancak, edindiğim izlenimlere göre Özgür Özel’in böyle bir niyeti bulunmuyor ve istifa etmeyeceği yönünde bir kanaat var.

Özgür Özel’in istifa etmesi durumunda, bu durumun suçlamaları kabul etmek anlamına geleceği ve siyasi kariyerinin sonlanacağı düşünülüyor. Aksine, Özel’in yaşadığı mağduriyeti avantaja çevirmek için planlar yaptığı iddia ediliyor. İstifa yerine, cumhurbaşkanı adayı olma yolunda ilerlediği belirtiliyor. Bu bağlamda, CHP’nin cumhurbaşkanı adayının genel başkan olması gerektiği görüşü de öne çıkıyor.

Eleştirilerime rağmen, Özgür Özel’in mücadelesini sürdürmesini, sonuçları ise Mansur Yavaş‘ın toplamasını tercih ediyorum. Özgür Özel, cumhurbaşkanı adayı olma konusunda engel teşkil edecek bir durumla karşılaşmazsa, bu yolda ilerleyebilir. Ancak, adaylık için bir hikâyesinin olması gerektiği vurgulanıyor.

Bu bağlamda, Ekrem İmamoğlu modelinin üzerinde durulması dikkat çekiyor. İmamoğlu, 19 Mart 2025 tarihinde gözaltına alınmıştı. Ancak, operasyonun 2024 yılı Ağustos ayında İmamoğlu’na sızdırıldığı ortaya çıkmıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, operasyonun ilk olarak Murat Kapki tarafından öğrenildiğini belirtmişti.

O dönemde İmamoğlu’nu kurtarmak için iki farklı strateji tartışılmıştı: Birincisi, CHP genel başkanı olması; ikincisi ise cumhurbaşkanı adayı olmasıydı. İmamoğlu, belediye imkanlarını kaybetmemek için genel başkanlık pozisyonunu tercih etmedi. Ancak, cumhurbaşkanlığı seçimlerine dört yıl kala, aniden adaylık ilan edildi.

Şimdi benzer bir modelin Özgür Özel için gündeme geldiği konuşuluyor. Özkan Yalım ve Gökhan Böcek’in açıklamaları nedeniyle Özgür Özel zor bir duruma düştü. İddianame düzenlendiğinde, Özgür Özel’in dokunulmazlığının kaldırılması için Meclis’e fezleke gönderilmesi gündemde. Bu durumda, CHP Genel Başkanı’nın dokunulmazlığının kaldırılması ve yargılanması söz konusu olabilir mi?

Özkan Yalım, Özgür Özel’e elden 1.2 milyon TL verdiğini ve bunun 1 milyonunu Özgür Özel’in yakın arkadaşı Demirhan Gözaçan’a teslim ettiğini açıkladı. Özgür Özel’in makam aracının VIP düzenlemesi için 170 bin Euro harcadığı, eşine ve kızına pahalı hediyeler aldığı gibi iddialar gündemde. Ayrıca, babası için alınan aracın fiyat farkı da dikkat çekiyor.

Bu iddialar nedeniyle Özgür Özel’in dokunulmazlığının kaldırılması ve yargılanması gündeme gelebilir. Ancak, Özgür Karabat, Turan Taşkın Özer ve Burhanettin Bulut gibi isimlerin dokunulmazlıklarının kaldırılmadığı düşünülürse, Özgür Özel’in durumu farklılık gösterebilir.

Özgür Özel, “Ben aklanmak istiyorum” derse ve dokunulmazlığının kaldırılmasını talep ederse, bu başka bir durum. Aksi takdirde, bu süreç dönem sonuna bırakılabilir.

Bu aşamada CHP kulislerinde konuşulan bir formül dikkat çekiyor. Ekrem İmamoğlu, tutuklanmamak için cumhurbaşkanı adayı olarak ilan edilmişti. Şimdi benzer bir modelin Özgür Özel için uygulanması düşünülüyor. Özgür Özel’in bu durumu mağduriyete dönüştürerek cumhurbaşkanı adayı olması bekleniyor.

Özgür Özel, Balıkesir’de yaptığı açıklamalarla Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığının gündemden düşmesini sağladı. “Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu hapiste. Bırakmayabilirler. Onun yerine adayımız olur. Herhangi bir CHP’li, CHP’nin cumhurbaşkanı adayıdır” dedi.

Son olarak, Areda Survey’in nisan ayı anketine göre, partilerin oy oranları şu şekilde: AK Parti yüzde 34.4, CHP yüzde 30.3, DEM Parti yüzde 9.2, MHP yüzde 9, İYİ Parti yüzde 5.1, Anahtar Parti yüzde 3.9, Zafer Partisi yüzde 3, Yeniden Refah Partisi yüzde 2.1. Ancak, AK Parti’nin son dört aydır düzenli bir yükseliş içinde olduğu gözlemleniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın savaş politikası, muhalif seçmene güven veriyor.

Sokağın gündeminde ise ekonomi ön planda. Araştırmada, uygulanan ekonomi politikasının enflasyonu düşürmede başarılı olup olmadığı sorulduğunda, katılımcıların sadece yüzde 14.7’si başarılı buluyor. Yüzde 85.3’lük bir kesim ise başarısız buluyor. Bu nedenle, AK Parti’nin rakibinin CHP değil, ekonomi olduğu sonucuna varılıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu