Hürmüz Boğazı’ndaki Gerilim Hindistan’ı Gaz Krizine Sürükledi

Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim, Hindistan’da büyük bir gaz krizine yol açtı. Restoranlar ve oteller zor durumda.

Hindistan, Hürmüz Boğazı’ndaki uluslararası deniz ticaretinin aksaması ve Hint gemilerine yönelik yasaklar nedeniyle ciddi bir gaz krizi ile karşı karşıya kaldı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının etkisiyle, bu bölgeden geçen LPG tedarikinde yaşanan kesintiler, ülkenin gaz arzını tehdit etti. Mumbai’deki otel ve restoranların yaklaşık beşte biri ya kapandı ya da faaliyetlerini kısıtlamak zorunda kaldı.

Dünyanın ikinci büyük gaz ithalatçısı olan Hindistan, tedarik ettiği LPG’nin %90’ını Hürmüz Boğazı’ndan sağlıyor. Ancak, 28 Şubat’ta başlayan saldırılar sonrasında deniz taşımacılığının durması, birçok Hint tankerinin bu bölgede mahsur kalmasına neden oldu. Gaz tedarikindeki aksaklıklar, tüketicilerin panik alımlarını da beraberinde getirdi ve durumu daha da karmaşık hale getirdi. Geçtiğimiz yıl 33,15 milyon ton LPG tüketen Hindistan’da, petrol kıtlığına dair söylentiler akaryakıt istasyonlarında uzun kuyrukların oluşmasına yol açtı.

Hindistan Başbakanı Narendra Modi, pazar günü bakanlarla bir araya gelerek Orta Doğu’daki gelişmeler ışığında petrol, gaz ve gübre tedarikinin güvence altına alınmasına yönelik bir toplantı gerçekleştirdi. Modi, parlamentoda yaptığı açıklamada, “Hükümetimiz, benzin, dizel ve gaz tedarikinin kesintiye uğramaması için çaba gösteriyor” dedi.

LPG krizinin ardından ülkede fiyatlar hızla yükseldi ve sanayi üretimi durma noktasına geldi. Birçok bölgede uzun gaz tüpü kuyrukları oluştu. Yerel basında, gaz kıtlığı nedeniyle Hindistan’ın birçok eyaletinde odun ve gübre satışında artış yaşandığı bildirildi.

ABD gibi diğer üreticilerden gaz temin etmenin maliyetinin yüksek olması ve zaman alması nedeniyle Hindistan hükümeti, yerli arzı artırmaya yönelik adımlar atmaya başladı. Hükümet, hanelerde LPG sıkıntısı yaşanmaması için sanayi sektörüne sağlanan gazda kesintiye gitme kararı aldı. Rafinerilere, hanelerin kullanımı için LPG üretimini artırmaları talimatı verildi ve hastaneler ile eğitim kurumlarına öncelik tanındı. Ancak bu durum, işletmelerin zor durumda kalmasına neden oldu.

Gaz krizinden en çok etkilenen sektörler arasında restoranlar ve oteller yer aldı. Mumbai’deki restoranların yaklaşık beşte biri kapandı veya faaliyetlerini kısıtlamak zorunda kaldı. Uzun pişirme süresi gerektiren yemekler menüden çıkarıldı. Hindistan Ulusal Restoranlar Birliği’nden Manpreet Singh, “Restoranlardaki durum çok kötü. Mutfak gazı bulmakta zorlanıyoruz” şeklinde açıklamada bulundu.

Belgaum şehrinde bir otel sahibi, yaşadığı finansal zorluklar nedeniyle intihar etti. LPG krizinin etkisiyle oteli günlerce kapalı kalan Rama Halluri isimli girişimcinin borçlarının arttığı ve ekonomik baskı altında bulunduğu belirtildi.

Gujarat eyaletindeki Morbi şehrinde, dünyanın ikinci en büyük seramik karo üretim merkezinde üretim durma noktasına geldi. Kentteki yüzlerce fabrika en az üç hafta boyunca faaliyetlerini askıya alma kararı aldı. Gaz krizinin etkisi, ülkedeki yoksulları derinden etkiledi. Gaz tüplerinin karaborsaya düşmesi ve sokak yemeklerinin fiyatlarının artması, yoksul kesim için büyük bir sorun haline geldi. Bu kriz, Hindistan’ın yanı sıra Pakistan, Bangladeş, Nepal ve Sri Lanka’yı da etkileyerek bölgenin enerji talebinin ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne serdi.

Hindistan, gaz krizinin etkilerini azaltmak amacıyla, ABD’nin İran petrolü ve rafine yakıtlarına yönelik yaptırımları geçici olarak kaldırmasının ardından yıllar sonra ilk kez İran’dan LPG satın aldı. 2019’da İran’dan enerji alımlarını durduran Hindistan, yaptırımların askıya alınmasının ardından İran menşeli LPG taşıyan Aurora isimli tankerin kısa süre içinde Mangalore limanı’na ulaşmasını bekliyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu