Yapay Zekanın Çeviri Potansiyeli Üzerine Düşünceler
Yapay zekanın çeviri alanındaki potansiyeli ve sınırlamaları hakkında Kadir Purde’nin değerlendirmeleri.
Kadir Purde
Yapay Zekanın Çeviri Potansiyeli Üzerine Düşünceler
Geçmişte, ilk çevirilerimi tamamen manuel yöntemlerle gerçekleştirdiğimi belirtmiştim. O dönemlerden günümüze, teknoloji alanında önemli değişimler yaşandı. Bu bağlamda, yapay zeka ve çeviri konusundaki düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.
Bir kitabı yapay zeka ile tamamen çevirmek mümkün mü? Benim görüşüm, bu durumun mümkün olmadığı yönünde.
Ancak yapay zekadan faydalanarak kaliteli bir çeviri yapmak elbette mümkündür.
Özellikle kitap çevirisi konusunda sıkça yanlış anlaşılan bir durum var. Kaliteli kitaplar, ilk kelimeden son kelimeye kadar bir bütünlük oluşturur. Bu bütünlük; kitabın tezi, üslubu, mantık yapısı, terminolojisi ve bilgi derinliği gibi unsurlardan oluşur. Kitaplar bu bütünlük içinde yazıldığından, çeviri sürecinde de bu yapıyı dikkate almak son derece önemlidir.
Varsayalım ki bir kitabı DeepL gibi bir platforma yükledik ve tam çevirisini aldık. Ya da Gemini, ChatGPT gibi yapay zeka araçlarıyla bölüm bölüm çeviri yaptık. Elde ettiğimiz sonuç, dil bilgisi açısından büyük ölçüde doğru olsa da, üslup, terminoloji, tutarlılık ve mantık yapısının sürekliliği açısından birçok eksiklik barındıracaktır. Çevirmen, yapay zekanın aksine, çeviri yaparken yalnızca dil bilgisine değil, tüm bu unsurlara odaklanabilen bir uzmandır.
Peki, yapay zekadan nasıl yararlanabiliriz? Öncelikle, doğru komutlar verildiğinde yapay zeka araçları dil bilgisi açısından neredeyse hatasız çeviriler yapabiliyor. Özne-yüklem ilişkisi, yan cümleciklerin yapısı, tekil-çoğul ilişkisi ve doğru zaman seçimi gibi konularda oldukça başarılı sonuçlar verebiliyorlar. Ancak, bazı hatalar da yapmaları muhtemel; bu eksikliklerin tespiti yine çevirmenin sorumluluğundadır.
İkinci olarak, çeviri önerileri açısından oldukça faydalıdırlar. Doğru ve çeşitli komutlar kullanarak farklı üslup denemeleri elde edebiliyoruz. Bu, çevirisini yaparken zorlandığımız ve içimize sinmeyen noktalar için büyük bir yardımcıdır. Aslında, bu durum çevirilerimize kalite katacak bir unsur olarak değerlendirilebilir.
Üçüncü olarak (belki de en önemlisi), istediğimiz zaman, istediğimiz kadar ve dilediğimiz zorlukta tartışmalar yapabileceğimiz bir hoca ya da “müzakere arkadaşı” her zaman elimizin altında bulunmaktadır.
Bu imkandan yararlanmak önemli, ancak sınırlılıklarını da iyi bilmek gerekir.
Not: Bütün bu söylediklerim standart akademik metinler için geçerlidir. Felsefe, edebiyat, hukuk gibi daha özel alanlar ise farklılık arz etmektedir.
[Çevirmenin LinkedIn sayfasından alıntıdır.]




