Yapay Zeka ile Akademik Unvanlar Kolaylaşıyor
Yapay zeka, akademik unvanların alınmasını kolaylaştırırken, eğitim sisteminde yeni düzenlemeler gerektiriyor.
Son yıllarda yapay zeka dil modelleri, eğitim alanında önemli bir araç haline geldi. ChatGPT ve Gemini gibi platformlar, öğrencilerin ödevlerini, tez süreçlerini ve akademik projelerini hızlandırmak için sıklıkla kullanılıyor. Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Dekanı Prof. Dr. Mehmet Önder Efe, bu tür yapay zeka destekli yazılımların yaygınlaşmasının, akademik unvanların daha kolay alınmasına yol açtığını belirtti. Bu durum, doktor ve doçent unvanı için başvuranların sayısında belirgin bir artışa neden olabileceği konusunda uyarılarda bulundu.
Yapay zeka dil modellerinin, özellikle akademik çalışmalarda kullanımı, eğitim camiasında tartışmalara yol açıyor. Öğrencilerin ödev, proje ve sunumlarında bu tür teknolojilerin nasıl kullanılacağı hala belirsizliğini korurken, tez yazım süreçlerinde de bu araçların etkisi giderek artıyor. Prof. Dr. Efe, yapay zeka ile üretilen bilimsel içeriklerin akademik sistem üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği konusunda endişelerini dile getirdi.
Prof. Dr. Efe, akademik sistemin bu yeni duruma ayak uydurabilmesi için düzenlemelere ihtiyaç duyduğunu ifade etti. “Geleneksel olarak 6 sayfalık konferans bildirileri ve 8-10 sayfalık dergi makaleleri, artık yapay zeka tarafından hızlıca üretilebiliyor. Bu nedenle, akademik sistemin metriklerini yeniden gözden geçirmesi ve yeni bir sınav veya savunma yöntemi geliştirmesi gerekiyor. Aksi takdirde, yapay zeka yardımıyla unvan alan kişilerin sayısında hızlı bir artış yaşanabilir. Bu konu, üniversite senatolarının ve Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) gündeminde olmalı, geç kalmamalıyız” dedi.
Yapay zekanın, araştırmacıların literatür taraması yaparken kaynaklara ulaşmalarını kolaylaştırdığı ve bu kaynaklardaki verileri sınıflandırmalarını hızlandırdığı aşikar. Ancak, Prof. Dr. Efe, yapay zeka kullanımının tamamen kısıtlanmasına karşı olduğunu, bunun eğitimde geriye dönüş anlamına geleceğini savundu. Bunun yerine, yapay zekanın doğru kullanımını teşvik edecek kuralların getirilmesi gerektiğini vurguladı.
Tez savunmalarında yapay zeka destekli materyallerin ne kadarının özgün katkı sağladığını anlamak için adayların daha uzun ve bilgisayarsız sunumlar yapmasının gerekebileceğini belirten Prof. Dr. Efe, bu yaklaşımın yeni bir yöntem olarak değerlendirilebileceğini ifade etti. Eski yöntemlerin artık işlevini yitirdiğini ve yeni yöntemlerin henüz netleşmediğini belirtti. Tüm disiplinlerde bu konuda hızlıca bir çalışma yapılması gerektiğini ve YÖK’ün bu süreçleri koordine etmesi gerektiğini vurguladı.
Yapay zekanın sağladığı kolaylıkların dünya genelinde kabul gördüğünü, ancak Türkiye’de araştırmacılara yasak koymanın düşünülemez olduğunu ifade eden Prof. Dr. Efe, bunun yerine doğru kullanımı öğretecek bir sistem kurulması gerektiğini belirtti. Unvan ile sonuçlanan akademik çalışmalarda yapay zekanın uygunsuz kullanımı, niteliği düşük bireylerin artmasına yol açabilir. Uzun vadede bu durum, hem iş hayatını hem de toplumsal yapıyı olumsuz etkileyebilir ve düşünsel kapasitesi sınırlı bireylerin ortaya çıkmasına neden olabilir.




