Türkiye’nin ilk küçük modüler reaktörü 2030’da geliyor

Türkiye’nin ilk küçük modüler reaktörünün 2030’ların ilk yarısında devreye alınması hedefleniyor. Bakan Bayraktar, nükleer işbirliği ve enerji yatırımlarını anlattı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin nükleer enerji programına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bayraktar, ilk küçük modüler reaktörün 2030’ların ilk yarısında Türkiye’de devreye alınmasını umduklarını belirtti.

Bayraktar, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) tarafından düzenlenen 19. Türkiye Yatırım Konferansı kapsamındaki Enerji Yuvarlak Masa Toplantısı sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Türkiye Nükleer Enerji AŞ’nin (TÜNAŞ), küçük modüler reaktörler alanında ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı (USTDA) ile işbirliği anlaşması imzaladığını aktaran Bayraktar, çalışmanın Orta Asya ve Türk Cumhuriyetlerini de kapsayacağını söyledi. Türkiye’nin nükleer enerji konusunda sanayi altyapısına sahip olduğunu vurgulayan Bakan, hedeflerinin yalnızca yatırım yapmak değil, aynı zamanda teknolojinin geliştirilmesi sürecinde de yer almak olduğunu ifade etti.

Kanada ile nükleer enerji alanındaki işbirliği imkanlarının da ele alındığını belirten Bayraktar, elektrifikasyon hedefleri açısından nükleer enerjinin vazgeçilmez olduğunu dile getirdi. Küçük modüler reaktör yatırımlarını desteklemek amacıyla çeşitli teşvik ve muafiyetleri içerebilecek yeni bir düzenleme üzerinde çalışıldığını da kaydetti.

Reaktörlerin devreye alınma takvimine ilişkin soruyu yanıtlayan Bayraktar, küresel ölçekte yoğun bir yarış yaşandığını, ancak henüz faaliyete geçmiş bir örneğin bulunmadığını söyledi. Türkiye’nin bu teknolojinin gelişim sürecinde etkin rol üstlenmesini istediklerini belirtti.

Nükleer işbirliğinde işletme ve güvenlik deneyimi öne çıkıyor

Bayraktar, Fransa merkezli EDF’nin nükleer enerji alanında güçlü bir deneyime sahip olduğunu ve şirketle kısa süre içinde işbirliği anlaşması imzalamayı planladıklarını açıkladı. Nükleer işbirliğinin yalnızca finansman ve yatırım başlıklarıyla sınırlı olmadığını belirten Bakan, işletme süreçleri ile güvenlik uygulamalarındaki bilgi ve deneyim paylaşımının da önemli olduğunu vurguladı.

Veri merkezlerinin enerji ihtiyacına da değinen Bayraktar, Türkiye’de bu merkezlerin talebinin 2035’e doğru 5 ila 10 teravatsaat aralığına ulaşmasını beklediklerini söyledi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yönelik enerji çalışmalarının sürdüğünü aktaran Bayraktar, adaya doğal gaz ulaştırılması için deniz çalışmalarının başladığını bildirdi. Bazı yabancı şirketlerin projedeki inşaat sürecine ilgi gösterdiğini belirten Bakan, KKTC’nin elektrik sorununu kalıcı biçimde çözmeyi amaçladıklarını ifade etti.

Bayraktar, kurulacak altyapının ileride Doğu Akdeniz’de keşfedilebilecek doğal gazın Türkiye’ye taşınmasına imkan sağlayacak şekilde planlandığını da kaydetti.

Ulaşımda elektrikli dönüşüm için büyük altyapı yatırımı gerekiyor

Kalkınma Yolu Projesi’nin ekonomik değerini artıracak temel unsurlardan birinin enerji hatları olduğunu söyleyen Bayraktar, doğal gaz ve petrol boru hatlarının yanı sıra elektrik bağlantıları kurmayı hedeflediklerini açıkladı. Bu hatlardan sağlanabilecek milyarlarca dolarlık yıllık gelirin, projenin altyapı maliyetlerinin finansmanına katkı sunabileceğini belirtti.

Türkiye’de araç sayısındaki artışın akaryakıt talebini yükselttiğine dikkat çeken Bayraktar, enerji alanındaki dışa bağımlılığın azaltılması için ulaşımın elektrikli hale getirilmesinin kritik olduğunu söyledi. Artan petrol talebinin yönetilebilmesi için 2035’e kadar 13 milyon elektrikli araca ve en az 1,3 milyon şarj istasyonuna ihtiyaç duyulacağını ifade etti.

Bu hedef doğrultusunda dağıtım şebekesine 50 milyar dolar, iletim şebekesine ise 30 milyar dolar yatırım yapılması gerektiğini belirten Bayraktar, söz konusu rakamların 2035’e kadar ihtiyaç duyulacak altyapı yatırımlarını kapsadığını kaydetti.

Kritik madenler enerji dönüşümünün temel unsurları arasında

Türkiye açısından altının da nadir toprak elementleri kadar stratejik önem taşıdığını belirten Bayraktar, bu alanda yüksek miktarda ithalat yapıldığını söyledi. Kritik madenlerin enerji dönüşümü açısından taşıdığı role dikkat çeken Bakan, nadir toprak elementlerinin zenginleştirilmesi ve saflaştırılması konusunda önemli çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.

Maden sektörünü enerji politikalarından ayrı değerlendirmediklerini vurgulayan Bayraktar, güçlü bir madencilik altyapısı olmadan sanayinin ve enerji dönüşümünün sürdürülemeyeceğini belirtti. Eti Maden’in yeni dönemde stratejik madenler alanında daha hızlı ve iddialı bir büyüme planı izleyeceğini aktaran Bayraktar, sektördeki potansiyelin yüksek olduğunu ve şirketleri bu alana yatırım yapmaya teşvik ettiklerini söyledi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu