Wellness ekonomisi belirsizlik döneminde büyüdü

Ekonomik güvensizlik ve anlam arayışı, meditasyon ile spiritüel pratiklere ilgiyi artırırken wellness ekonomisi 2024’te 6,8 trilyon dolara ulaştı.

Küresel ekonomik güvensizlik, gelir düzeyinden bağımsız olarak insanların yaşamı anlamlı bulma duygusunu zayıflatırken wellness ekonomisi 2024’te 6,8 trilyon dolara ulaştı.

The Journal of Social Psychology’de yayımlanan bir araştırmada, finansal güvencesizliğin kişilerin hayatın anlamına ilişkin değerlendirmelerini olumsuz etkilediği belirtildi. Andrew Abeyta, Clay Routledge, Michael Kersten ve Cathy Cox tarafından yürütülen üç çalışmada, ekonomik baskının gelir seviyesinden ayrı olarak anlam duygusuyla bağlantısı incelendi.

Almanya’da 7 bin 500 kişinin katıldığı Meaning and Purpose Scales araştırmasında da maddi zorluklarla anlam krizi arasında pozitif, hayatı anlamlı görme eğilimiyle ise negatif ilişki saptandı. Bulgular, ekonomik sorunların yalnızca geçim koşullarını değil, kişilerin yaşamlarını yorumlama biçimini de etkileyebildiğine işaret etti.

Ekonomik belirsizlik ve kontrol kaybı, komplo teorilerine yönelimle de ilişkilendirildi. Fransa’da gerçekleştirilen ve British Journal of Social Psychology’de yayımlanan çalışmaya göre, maddi güvencesizlik insanların yaşamları üzerindeki denetimi yeniden kurma arzusunu güçlendirebiliyor.

Personality and Individual Differences’da 2026’da yayımlanan araştırmalarda ise maddi güvencelerin zayıflamasıyla oluşan anlam boşluğunun spiritüel açıklamalarla doldurulması ile kişinin gerçek anlamda iyi olma hali arasında ayrım bulunduğu aktarıldı.

Ekonomik baskının arka planında sınıfsal ayrışma da belirginleşiyor. OECD’nin verilerine göre, orta gelir grubunun OECD ülkelerindeki nüfus payı 1980’lerin ortasındaki yüzde 64 seviyesinden 2010’ların ortasında yüzde 61’e indi. Baby boomer kuşağının 20’li yaşlarında orta sınıfta yer alanların oranı yüzde 70 iken bu oran milenyum kuşağında yüzde 60’a geriledi.

Aynı dönemde konut fiyatları, medyan hane gelirlerinden yaklaşık üç kat daha hızlı yükseldi. World Inequality Report 2026 verilerine göre en zengin yüzde 10, küresel servetin yaklaşık dörtte üçünü kontrol ederken en yoksul yarının payı yüzde 2 civarında kaldı.

Dünya Sağlık Örgütü’nün raporuna göre, dünya genelinde 1 milyardan fazla kişi ruhsal sağlık sorunlarıyla yaşıyor. Depresyon ve anksiyetenin küresel ekonomiye yıllık maliyeti yaklaşık 1 trilyon dolar olarak hesaplanırken Gallup araştırmasında yetişkinlerin yüzde 39’u günün büyük bölümünde kaygı, yüzde 37’si stres, yüzde 26’sı üzüntü ve yüzde 22’si öfke bildirdi.

Bu ortamda meditasyon, mindfulness, yoga, inziva, kişisel gelişim ve spiritüel uygulamalar genişleyen bir tüketim alanı oluşturdu. Pew Research Center’a göre ABD’deki yetişkinlerin yüzde 22’si ayda birkaç kez kendisiyle veya kendisinden “daha büyük bir şeyle” bağ kurmak için meditasyon yapıyor; yüzde 16’sı ise bu pratiği sağlık ve rahatlama amacıyla sürdürüyor.

Global Wellness Institute, wellness ekonomisinin 2024 yılında 6,8 trilyon dolara çıktığını açıkladı. Araştırmalarda bu uygulamalara özellikle orta ve yüksek gelir gruplarının ilgi gösterdiği belirtilirken, bazı düşünürler söz konusu pratiklerin bireyleri toplumsal bağlardan uzaklaştırabileceği uyarısında bulunuyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu