Vehhabilerin Cedeli Sufilerle: Eleştirilen Bir Çeviri

Muhammed el-Hanefi Türkemani’nin eseri, Türkçeye çevirisiyle dikkat çekerken, birçok dil ve imla hatasıyla karşılaşılıyor.

Vehhabilerin Cedeli Sufilerle Okuyucunun Cedeli Mütercimlerle (Mi?)

Vehhabilerin Cedeli Sufilerle (İstanbul 2023) başlıklı eser, Kitâbiye yayınevi tarafından yayımlanan bir çeviri olarak dikkat çekiyor. Eserin yazarı Muhammed el-Hanefi Türkemani hakkında kitapta herhangi bir bilgi bulunmamakta ve biyo-bibliyografik kaynaklarda da ismine rastlanmamaktadır. Farsçadan çevrilen bu kitabın mütercimi Noorollah Badraghi de benzer bir durumdadır.

Kitabın Farsça aslı Cidâl-i Vehhâbiyyûn bâ-Sûfiyyûn adını taşımaktadır. Yayınevi, kendini “Göksel sözcüklerin yayıncısı” olarak tanıtmaktadır.

Metin, cedel üslubuyla yazıldığı için soru-cevap formatında ilerlemektedir. Bu durum elbette bir sakınca doğurmamakta; ancak cümlelerin bozuk yapısı ve imla hataları dikkat çekmektedir.

Kitabın ilk cümlesi, “Soru: neden zaheri bakışlı grubu kayıb ve keramet hakkında bataklık da kalmislar dir?” şeklindedir. Bu cümle, kitabın genelinde devam eden imla sorunlarını gözler önüne sermektedir.

Metnin bir diğer özelliği, Farsça cümlelerin ardından Türkçe çevirilerinin verilmesidir. Ancak birçok kelimenin Türkçe telaffuzlarıyla Farsça telaffuzları arasında tutarsızlıklar bulunmaktadır. Örneğin, “Zaheri” kelimesi birçok sayfada “zahiri” olarak yazılmıştır.

Kitapta, telaffuz farklılıklarıyla açıklanamayacak derecede yanlış yazılmış birçok özel ad da mevcuttur. Örneğin, “Arstatalis” yerine “Aristo”; “Moşaiyun” yerine “Meşşâiyyûn” gibi hatalar dikkat çekmektedir.

Ayrıca, bazı Arapça ve Farsça kökenli kelimelerin yazılışları da oldukça sorunludur. “Tuma’nîne” kelimesinin Türkçeye çevrilen metinde “tomaniyna” şeklinde yazılması gibi örnekler, tercümenin kalitesini sorgulatmaktadır. Mütercimin, bazı kelimeleri parantez içinde açıklama gereği duyması da gereksiz bir durum yaratmaktadır.

Öte yandan, Arapça dizelerin çeviriyazı hâlinde verilmesi de hatalarla doludur. Bu durum, metnin anlaşılabilirliğini azaltmaktadır. Örneğin, “Fe-men lem-yerda mâ fîhi / Fe-bevele’l-kelbü fî fîh” dizeleri yanlış bir şekilde aktarılmıştır.

Mütercimin, kelimeleri tercüme etmek yerine yalnızca cümle yapısını Türkçeleştirmesi, metnin kalitesini olumsuz etkilemektedir. Örneğin, “Fitneye Belkise ani, sarhi momarrad geldi” cümlesinin Farsçası “Fitne-i Belkis-râ sarh-i mümerred resîd” şeklindedir.

Kitapta yer alan birçok imla ve tercüme hatası, toplamda 77 sayfalık bir metin içinde sadece küçük bir kısmı oluşturmaktadır. Aslında bu hataların düzeltilmesi yerine, kitabın baştan sona tekrar tercüme edilmesi daha uygun olacaktır.

Her ne kadar İran sahasında Sufileri olumlu bir şekilde ele alan ve Vehhabîlik karşısında bir tasavvuf savunusu ortaya koyan bu metin ilgi çekici olsa da, tercüme metin olarak oldukça itici bir hale gelmiştir. Türk okuyucusunun bu kısa metni anlaması neredeyse imkânsızdır.

Vehhabilerin Cedeli Sufilerle

Muhammed el-Hanefi Türkemani

Çev. Noorollah Badraghi

Kutlu Yayınevi

İstanbul 2023

77 s.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu