Özgür Özel’e Cevap: Yolsuzluk ve Eleştiriler Üzerine
Abdulkadir Selvi, Özgür Özel’in eleştirilerine yanıt veriyor, yolsuzluk iddialarını gündeme getiriyor.
Özgür Özel’in normalleşme politikalarına olan desteğimi her zaman dile getirdim, çünkü bu adımların Türkiye için faydalı olacağına inanıyordum. Ancak, CHP’yi zan altında bırakan yolsuzluk ve rüşvet davalarındaki tutumunu eleştirmekteyim. Bu durum, partinin itibarına zarar vermektedir.
Özgür Bey’in beni eleştirme hakkı olduğu gibi, benim de kendisini eleştirme hakkım bulunmaktadır. Ancak, bu eleştirilerin seviyesinin korunması önemlidir.
Özgür Özel’in makam aracının iç tasarımının, havlucu belediye başkanı Özkan Yalım tarafından VIP olarak düzenlenmesine yönelik tepkimi daha önce dile getirmiştim. CHP’nin Hazine yardımı alan en çok parti olduğunu hatırlatarak, ‘CHP’nin parası mı yoktu ki bunu Özkan Yalım’a yaptırdınız?’ diye sormuştum.
Özgür Özel, grup konuşmasında bu konuyu ele alarak, Özkan Yalım’ın ‘aracın iç dizaynını yapacak en iyi yeri ben biliyorum’ dediğini ve partiyi kandırdığını ifade etti. ‘Kaç paraysa, parti koca arabayı alacak da içinin bilmem neyini o yaptıracak’ şeklinde bir yorumda bulundu.
Bu tür tartışmalarda kendimi özne yapmaktan kaçınırım. Fakat CHP Genel Başkanı benimle ilgili bir konuşma yapıyorsa, buna yanıt vermek isterim. Özgür Bey, ben de aynı soruyu soruyorum; CHP’nin parası yok muydu da makam aracınızın iç tasarımını havlucu başkana yaptırdınız?
Siz de belirtiyorsunuz ki, belediye başkanınız sizi kandırmış. Ben yanlışa yanlışı söylemekten yanayım. Devletin parası ile ilgili bu tür bir yaklaşımda bulunmam.
Özgür Özel, konuşmasında ‘ben bunları en çirkin video çıktığında nasıl anlatacağım bilemiyorum’ diyor. Doğru, ben de çirkin videoları yazmam, özel hayata müdahale edilmesine karşıyım. Özellikle kadın siyasetçilerin cinsiyetleri üzerinden hedef alınmasına karşı durdum.
Geçmişteki duruşum ortadadır. 28 Şubat döneminde Meral Akşener’e yönelik yapılan hakaretlere karşı çıktım. DSP’li Sema Pişkinsüt’e cinsiyeti üzerinden saldırıldığında da karşı durdum. Dilek İmamoğlu ve Başak Demirtaş’a yönelik hakaretlere karşı ilkeli bir duruş sergiledim. Merhum Gülşah Durbay’ın isminin geçmesi de benim için kabul edilemez bir durumdur.
Özgür Bey, 20 Nisan 2026 tarihinde ‘Özkan Yalım’ın otelindeki görüntülerden ne çıktı?’ başlıklı bir yazı yazdım. Yazımda, Özkan Yalım’a ait işletmelere yapılan baskında ele geçirilen dijital materyallerde 254 adet müstehcen içerik tespit edildiğini belirttim. ‘Özkan Yalım’ın işyerlerinden elde edilen kamera kayıtlarında şu ana kadar Özgür Özel başta olmak üzere CHP yöneticilerine ait bir görüntü tespit edilememiş’ dedim.
Beni başkalarıyla karıştırmayın, Özgür Bey. Biz, arkamızdan gözyaşı döktüğümüz insanları sırtından hançerlemeyiz.
Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin AK Parti döneminde tahsis edilen araçları gündeme getirerek, ‘Selvi Boylum Al Yazmalım. Hani içinin bilmem nesine diyorsun ya, bunların hepsine bir gün bir şey dedin mi?’ diye sordu. İşte buraya yazıyorum, Özgür Bey. Ben buna YANLIŞ derim. Hem de ÇOK YANLIŞ derim. Ama o da devletin parası, bu da devletin parası; bunu cebinden alıp öbür cebine koyuyor demem.




