Günde 7 Bin Adım Atmak Sağlığınızı Koruyor

Günde 7 bin adım atmanın kalp sağlığına ve birçok hastalığa karşı koruyucu etkisi kanıtlandı.

Saygın bilim dergisi ‘The Lancet Public Health’ta yayımlanan yeni bir meta-analiz, günde 7 bin adım atmanın kalp sağlığını, kanser, demans ve depresyon riskini önemli ölçüde azalttığını gösterdi. Bu çalışma, Türkiye’de artan hareketsizlik ve obezite sorunları açısından oldukça dikkat çekici bir buluş sunuyor. Ülkede her üç kişiden biri yeterince hareket etmiyor ve obezite oranları yüzde 20 ile 25 arasında değişiyor.

Uzun zamandır sağlıklı yaşam için önerilen “günde 10 bin adım” hedefi, artık daha ulaşılabilir bir hedef olan günde 7 bin adım ile değişiyor. Araştırma, 57 farklı çalışmadan elde edilen 160 binden fazla yetişkin verisi ile destekleniyor. Günde 7 bin adım atan bireylerin, günde sadece 2 bin adım atanlara kıyasla, tüm nedenlere bağlı ölüm riskinin yüzde 47, kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm riskinin yüzde 47, kansere bağlı ölüm riskinin yüzde 37, demans riskinin yüzde 38 ve depresyon belirtilerinin riskinin yüzde 22 daha düşük olduğu tespit edildi. Bu bulgular, yürüyüşün yalnızca fiziksel sağlık değil, zihinsel sağlık ve kronik hastalıklar üzerindeki koruyucu etkisini de vurguluyor.

Araştırma, 10 bin adım atmanın ek faydalar sağladığını belirtse de, sağlık yararlarının en belirgin şekilde 2 bin adım ile 7 bin adım arasında ortaya çıktığı ifade ediliyor. 7 bin adımın ötesinde sağlık faydalarının devam ettiği ancak artış hızının yavaşladığı gözlemleniyor. Bu durum, özellikle masa başında çalışan ve düzenli spor yapmayan bireyler için ulaşılabilir bir hedef sunarak hareketsizlik algısını kırma potansiyeli taşıyor.

Yürüyüşün kalp-damar sağlığı üzerindeki etkileri yeniden gündeme gelirken, günde 7 bin adım atan bireylerde kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm riskinin yüzde 47 daha düşük olması, fiziksel aktivitenin tansiyon, kan şekeri ve metabolik denge üzerindeki olumlu etkileri ile ilişkilendiriliyor. Araştırma, kalp-damar hastalığı görülme riskinde de yüzde 25’e varan bir azalma olduğunu ortaya koyuyor. Uzmanlar, yürüyüşün sadece kalori harcama değil, uzun vadede damar sağlığını ve kalbin işlevselliğini koruyan temel bir davranış olduğunu vurguluyor.

Türkiye açısından bu verilerin önemi oldukça büyük. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, Türkiye’de nüfusun yüzde 32,1’i fiziksel olarak yetersiz aktif durumda. Her dört yetişkinden birinin obez olması, bu sorunun halk sağlığı açısından büyük bir yük oluşturmaya devam ettiğini gösteriyor. Ayrıca, 40-69 yaş arası bireylerde kalp-damar hastalığı riski yüzde 30’un üzerinde olanların oranı yüzde 12,7 olarak ölçüldü.

Fiziksel hareketsizliğin boyutlarını ortaya koyan bir diğer çalışma ise, 2024’te yayımlanan bir araştırma. 25-64 yaş arası bireylerin incelendiği bu çalışmada, fiziksel olarak inaktif bireylerin oranı 2014’te yüzde 37,3 iken 2023’te yüzde 39,9’a yükseldi. 2023 verilerine göre, erkeklerin kadınlara göre 1,91 kat daha aktif olduğu ve yaş ilerledikçe hareketsizliğin arttığı gözlemlendi.

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya, Türkiye’de günde 7 bin adım hedefinin benimsenmesinin obezite ile mücadele politikaları için somut bir çerçeve oluşturabileceğini belirtiyor. Sağlık Bakanlığı’nın 2025-2028 dönemini kapsayan Obezite ile Mücadele ve Fiziksel Aktivite Eylem Planı, fiziksel aktivitenin artırılmasını temel hedeflerden biri olarak belirliyor. Ancak, yalnızca bireylere ‘hareket edin’ demenin yeterli olmadığını vurgulayan Kaya, kentlerde güvenli yürüyüş yollarının artırılması, çocuklar için aktif yaşam alışkanlıklarının güçlendirilmesi ve iş yerlerinde oturma sürelerinin azaltılmasına yönelik düzenlemelerin yapılması gerektiğini ifade ediyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu