Geylan: Okullarda rehberlik normları yetersiz kalıyor
Talip Geylan, okullarda artan şiddet ve akran zorbalığına dikkat çekerek rehberlik normlarının her 100 öğrenciye bir danışman olacak şekilde yenilenmesini istedi.
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, 8 Eylül 2026’da Bengü Türk TV’de yayımlanan Söz Hakkı programında eğitim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Geylan, sendika tarafından hazırlanan “Okullarda Şiddet Hakkında Öğretmen Görüşleri” raporunun sonuçlarını paylaşırken öğretmenlerin çalışma koşulları, mazeret tayinleri ve aile birliği konularındaki sorunlara da değindi.
Okullarda öğretmen ve öğrencilere yönelik şiddetin ciddi biçimde arttığını belirten Geylan, eğitim ortamlarının güvenli hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Siverek ve Kahramanmaraş’ta yaşanan ve öğretmenler ile öğrencilerin hayatını kaybettiği olayları hatırlatan Geylan, benzer acıların önlenmesi için kalıcı ve kapsamlı tedbirlerin gecikmeden uygulanması çağrısında bulundu.
Şiddet ve akran zorbalığı eğitim ortamlarını tehdit ediyor
Şiddetin yalnızca öğretmenlerin ya da öğrencilerin değil, toplumun tamamının sorunu olduğunu ifade eden Geylan, ailelerin, velilerin, okul yönetimlerinin ve kamu kurumlarının ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı. Öğretmenlerin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmada akran zorbalığı, madde kullanımı ve suça sürüklenen çocuklar gibi başlıklar incelendi.
Ankete göre öğretmenlerin en fazla dikkat çektiği sorun akran zorbalığı oldu. Zorbalığın en sık görüldüğü alan yüzde 37,2 ile okul bahçesi olarak belirlenirken bunu yüzde 19,5 ile sınıflar, yüzde 16 ile sosyal medya ve yüzde 14,7 ile okul dışındaki ortamlar izledi. Geylan, öğrencilerin yaşadıkları zorbalığı çoğu zaman yetişkinlerle paylaşmamasının da sorunun çözümünü zorlaştırdığını belirtti.
Araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzde 23,9’u görev yaptıkları okulda suça karışan çocukların bulunduğunu bildirdi. Suça sürüklenen öğrenciler okula devam ettiğinde rehberlik birimlerince bireysel rehabilitasyon çalışması yapılıp yapılmadığı sorusuna katılımcıların yüzde 54,3’ü “evet”, yüzde 16,7’si ise “hayır” yanıtını verdi.
Geylan’dan rehberlik normları için yeni düzenleme çağrısı
Bu verilerin okullardaki rehberlik hizmetlerinin mevcut ihtiyaçları karşılamakta yetersiz kaldığını gösterdiğini söyleyen Geylan, sorunun temel nedenlerinden biri olarak rehberlik normları konusundaki eksikliği gösterdi. Mevcut mevzuatta her 300 öğrenci için bir rehber öğretmen görevlendirildiğini hatırlatan Geylan, bu oranın günümüz koşullarında yeterli olmadığını belirtti.
Türk Eğitim-Sen’in uzun süredir rehberlik normları için değişiklik talep ettiğini aktaran Geylan, her 100 öğrenciye bir rehber öğretmen düşecek şekilde yeni bir düzenleme yapılmasını istedi. Etkin rehberlik hizmetlerinin akran zorbalığı, madde bağımlılığı ve suça yönelme gibi risklerin olaylar büyümeden fark edilmesine yardımcı olacağını ifade etti.
Öğretmenlerin yüzde 91,3’ü risk grubundaki öğrencilerin düzenli psikolojik destek almasını, yüzde 90,5’i akran zorbalığını önlemeye yönelik eğitimlerin artırılmasını destekledi. Psikolojik danışman sayısının yükseltilmesini isteyenlerin oranı yüzde 80,2 olurken, rehberlik servislerinin şiddeti önlemede yeterli olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 25’te kaldı.
Geylan, aile ilgisizliği ve çocukların sanal medya kullanımının yeterince denetlenmemesinin şiddet ve suça yönelmede önemli etkenler arasında bulunduğunu söyledi. Çeteleşme, riskli arkadaş çevresi, akran baskısı, dışlanmışlık ve zayıf aidiyet duygusunun da çocukları olumsuz etkilediğini belirten Geylan, ailelerden çocuklarının dijital ortamlarda hangi içeriklere maruz kaldığını ve kimlerle iletişim kurduğunu takip etmelerini istedi.
Öğretmenlerin yüzde 82,6’sı sosyal medya içeriklerinin çocukları şiddete yönlendirdiğini, aynı orandaki katılımcı ise şiddet içerikli dijital oyunların saldırgan davranışları artırdığını belirtti. Geylan, Kahramanmaraş’taki olayların ardından çocukların dijital ortamlara erişimine ilişkin bazı düzenlemelerin gündeme geldiğini hatırlatarak bu tür tedbirlerin daha önce alınmış olması gerektiğini ifade etti.
Okul güvenliği için aile ve kamu kurumları birlikte hareket etmeli
Araştırmada öğretmenlerin yüzde 62’si okullarda madde kullanımıyla hiç karşılaşmadığını, yüzde 29’u ise nadiren karşılaştığını belirtti. Madde kullanımıyla ara sıra veya sık sık karşılaştığını söyleyenlerin toplam oranı yüzde 9 oldu. Öğrencilerin okula kesici ya da delici alet getirmesi konusunda ise “nadiren” yanıtı yüzde 37,8 olarak kayda geçti; bu durumla daha düzenli karşılaştığını belirtenlerin oranı yüzde 13,1 oldu.
Şiddeti önlemede spor faaliyetlerine destek veren öğretmenlerin oranı yüzde 86, psikolojik desteği gerekli görenlerin oranı yüzde 81,9, sosyal etkinlikleri savunanların oranı yüzde 81,4 ve rehberlik çalışmalarını önemseyenlerin oranı yüzde 70,9 olarak açıklandı. Öğretmenlerin öncelikli önerileri arasında aile eğitimi ve denetimi, rehberlik ve psikolojik destek ile okul güvenliği ve kolluk desteği yer aldı.
Geylan, ailelerin çocuklarını okula bıraktıktan sonra sorumluluklarının sona ermediğini belirterek okul, öğretmen ve ailenin eğitim sürecinde birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi. Millî Eğitim Bakanlığının 30 bin bahçe görevlisi görevlendirmesini olumlu bir adım olarak değerlendiren Geylan, güvenlik görevlisi bulunmayan okul kalmaması ve riskli okullarda kolluk desteği sağlanması çağrısında bulundu.
Öğrencilerin disiplin ihlallerinin bir yaptırımı olduğunu bilmesi gerektiğini ifade eden Geylan, sınıf geçme yönetmeliğinin de yeniden ele alınmasını istedi. Hazırlanan raporun Millî Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile TBMM Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu başta olmak üzere ilgili kurumlarla paylaşılacağını bildirdi.
Öğretmenlerin tayin talepleri karşılanmalı
Geylan, “Öğretmenimi ve Okulumu Seviyorum” çağrısının yıl boyunca farklı etkinliklerle sürdürülmesini istediklerini belirtti. Eğitim kalitesinin yükseltilmesi, öğretmenlerin itibarının korunması ve öğrencilerin güvenli bir ortamda yetişmesi için toplumun tüm kesimlerinin eğitim camiasına destek vermesi gerektiğini söyledi.
Ağustos ayında yapılan mazeret tayinleri sırasında yaklaşık 6 bin öğretmenin talebinin karşılanamadığını aktaran Geylan, 9-14 Eylül 2026 tarihleri arasında alınacak ikinci tercih başvurularında tüm taleplerin değerlendirilmesini istedi. Mazeret tayininin keyfi bir tercih değil, özellikle eş durumu gibi zorunluluklardan kaynaklanan bir hak olduğunu vurgulayan Geylan, aynı il içinde farklı ilçelerde görev yapan ve uzun mesafeler nedeniyle mağduriyet yaşayan öğretmenlerin sorunlarının da giderilmesi gerektiğini belirtti.
Aile birliğini sağlama yükümlülüğünün kamu yönetimine ait olduğunu ifade eden Geylan, öğretmenlerin mazeret tayini taleplerinin hem iller arasında hem de il içinde karşılanması çağrısında bulundu.




