Türkiye, Küresel Savunma Bankası’na Kurucu Üye Oluyor
Türkiye, Kanada’nın öncülüğünde kurulan Küresel Savunma Bankası’na katılarak savunma sanayisinde yeni bir döneme adım atıyor.
Türkiye, Kanada’nın liderliğinde oluşturulan 133 milyar dolarlık Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankası’na (DSRB) kurucu üye olarak katılma kararı aldı. Bu gelişme, Türkiye’nin savunma sanayisinde yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor.
DSRB, müttefik ülkelerin savunma bütçelerine destek olmayı amaçlayan bir girişim olarak dikkat çekiyor. Reuters’ın Türk ekonomi yetkililerine dayandırdığı habere göre, Türkiye, bu projeye katılımını resmen Kanada’ya bildirdi. NATO Zirvesi’nde ilk kez gündeme gelen bu küresel banka, dünya genelindeki savunma yatırımlarının daha düşük maliyetlerle ve sürdürülebilir fonlarla desteklenmesini hedefliyor. Kanada Başbakanı Mark Carney’nin liderliğinde hayata geçirilen bu vizyon, çok kutuplu bir finansal iş birliği mekanizması oluşturma yolunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Ankara’daki NATO zirvesinin ardından Türkiye’nin bu oluşumda yer alıp almayacağına dair uluslararası basında belirsizlikler yaşanmıştı. Kanada Başbakanlığı, Türkiye ve Ukrayna’nın da aralarında bulunduğu 9 ülkenin kurucu ortaklık niyetini açıkladı. Ancak, hemen ardından Türkiye’nin projeden çekildiği iddiaları gündeme geldi. Hafta sonu boyunca Milli Savunma Bakanlığı’nın konuyu değerlendirdiği ve Türkiye’nin savunma sanayisindeki stratejik rolünü güçlendirmek amacıyla kurucu ortaklık bildirimini tamamladığı öğrenildi. Türkiye, Arnavutluk, Belçika, Yunanistan, Letonya, Lüksemburg, Romanya ve Ukrayna ile birlikte 2027 yılında faaliyete geçmesi planlanan bu önemli ortaklığın temel taşlarından biri olacak.
DSRB, merkezi Kanada’da, Avrupa operasyonları ise Lüksemburg’da kurulacak. Bu banka, müttefik devletlerin ve savunma sektöründeki özel şirketlerin finansman maliyetlerini önemli ölçüde azaltmayı vaat ediyor. JPMorgan, Deutsche Bank, Commerzbank ve ING gibi uluslararası finans kuruluşlarının destek verdiği bu proje, uluslararası piyasalardan en yüksek kredi notu olan “AAA” ile borçlanarak yaklaşık 133 milyar dolarlık bir kredi havuzu oluşturacak. Böylece yüksek faiz oranlarıyla mücadele eden ülkeler, ulusal bütçelerini etkilemeden uzun vadeli savunma, siber güvenlik ve altyapı projelerini rahatlıkla finanse edebilecek. Türkiye’nin bu bankaya katılımı, yerli ve milli savunma sanayisi firmalarının uluslararası projelerde daha uygun maliyetli kaynak bulmalarını sağlayacak.




