İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, Erdoğan’a Teşekkür Etti
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, Erdoğan’a müzakerelerdeki arabuluculuğu için teşekkür etti ve Batı’nın tehditlerine karşı duracaklarını vurguladı.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Tahran’daki Azadi Meydanı’nda düzenlenen İslam Devrimi’nin 47. yıl dönümü etkinliklerinde halka seslendi. Konuşmasında, devrimin başlangıcından bu yana İran’ın çeşitli saldırılara maruz kaldığını belirten Pezeşkiyan, ABD ve Avrupa ülkelerinin devrimi zayıflatma çabalarının başarısız olduğunu ifade etti.
Son zamanlarda ülkede yaşanan protestolar hakkında da konuşan Pezeşkiyan, 8 ve 9 Ocak’taki olayların toplumda derin bir üzüntü yarattığını dile getirdi. Cumhurbaşkanı olarak yaşanan aksaklıklar için halktan özür dileyen Pezeşkiyan, hükümetin vatandaşların taleplerine kulak vermeye hazır olduğunu vurguladı. Pezeşkiyan, “Halkın sorunlarını kararlılıkla çözmek için tüm gücümüzle çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.
ABD ile yürütülen müzakerelere değinen Pezeşkiyan, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Dışişleri Bakanı’na teşekkür ederek, Azerbaycan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Pakistan, Suudi Arabistan ve Mısır gibi ülkelerin İran konusundaki hassasiyetleri için de minnettar olduğunu belirtti. Bu ülkelerin diplomasi yoluyla sorunların çözümüne katkı sağlama çabalarını takdir ettiğini ifade etti.
Pezeşkiyan, İran’ın nükleer silah üretme amacında olmadığını ve bu durumu kanıtlamak için her türlü denetime açık olduklarını söyledi. “ABD ve Avrupa’nın açıklamaları, güven ortamını zedelemekte ve müzakerelerin sonuç vermesini engellemektedir.” değerlendirmesinde bulundu.
Dış politika konularına da değinen Pezeşkiyan, İran’ın nükleer silah üretme niyetinin bulunmadığını vurguladı. ABD ve Avrupa’nın tutumlarının güven ortamını zedelediğini savunan Pezeşkiyan, “İran, Batı’nın aşırı taleplerine boyun eğmeyecek ve herhangi bir saldırı karşısında geri adım atmayacaktır.” dedi. Bununla birlikte, bölge ülkeleriyle barış ve istikrar sağlamak için etkileşim içinde olduklarını belirtti ve bölgesel sorunların yalnızca bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğini ifade etti.




