Gümüş, Riskli Bölgeden Çıkış Arayışında
Gümüş, güvenli liman talebi ve sanayi metallerindeki artışla yükseliş gösteriyor. Ancak kalıcı bir trend için kritik seviyelerin korunması şart.
Küresel piyasalarda gümüş, son haftalarda kaydedilen en dikkat çekici yükselişlerden birini gerçekleştirdi. Geçtiğimiz hafta yüzde 15 değer kazanan beyaz metal, bu hafta 82 dolardan başlayarak 88 dolara kadar yükseldi. Yılbaşından bu yana ons gümüşteki getiri yüzde 20’ye yaklaşırken, yatırımcılar bu artışın sürdürülebilir olup olmadığını sorgulamaya başladı.
Gümüşün yükselişinin ardında yatan en önemli neden, yeniden kazandığı “ikili cazibe” etkisi oldu. Hem değerli bir metal hem de endüstriyel bir malzeme olarak kullanılan gümüş, jeopolitik risklerin artmasıyla güvenli liman talebi görürken, bakır fiyatlarındaki tarihi artıştan da destek buluyor.
Özellikle yapay zeka veri merkezleri, elektrikli araçlar, yenilenebilir enerji ve elektronik sektörlerinde artan gümüş talebi, yatırımcıların uzun vadeli beklentilerini güçlendiriyor. Bakır fiyatlarının rekor seviyelere ulaşması, endüstriyel metallerle ilgili iyimserliği artırmış durumda.
Piyasalardaki teknik görünüm de dikkat çekiyor. Uzun süredir güçlü bir direnç noktası olarak izlenen 82-83 dolar aralığının aşılması, hedge fonları ve kısa vadeli yatırımcıların piyasaya dönüşünü sağladı. Bu durum, gümüş fiyatlarının hızla 88 dolara çıkmasına yol açtı.
Altına Göre Daha Güçlü Performans
Son zamanlarda altının durağan seyri, gümüşün ön plana çıkmasına neden oldu. Özellikle Hindistan hükümetinin altın alımlarını sınırlama yönündeki açıklamaları ve ithalat vergilerini artırması, altının değer kaybetmesine yol açtı.
Bu gelişmeler, altın-gümüş oranını iki ayın en düşük seviyesine, yaklaşık 55 seviyesine çekti. Uzun dönem ortalaması 70 civarında olan bu oran, yatırımcıların gümüşü altına kıyasla daha agresif bir şekilde fiyatlandırdığını gösteriyor.
Ancak uzmanlar, gümüşteki bu hızlı yükselişin beraberinde önemli riskler de taşıdığı konusunda uyarıyor. Son artışın büyük bir kısmı spekülatif fon akımlarından kaynaklanıyor. Bu nedenle fiyatların kritik destek seviyelerinin üzerinde kalması büyük önem taşıyor.
82-83 Dolar Seviyesinin Korunması Gerekiyor
Analistlere göre, 82-83 dolar aralığının korunması halinde yeni alımların devreye girmesi ve fiyatların 91-100 dolar bandına doğru hareket etmesi mümkün. Ancak bu seviyenin altına düşülmesi durumunda, piyasalarda sert pozisyon tasfiyeleri yaşanabilir. Eğer 82-83 dolar destek seviyesinin altına inilirse, kısa vadeli yükseliş hikâyesi zayıflayabilir ve fiyatlar önce 79-77 dolar aralığına, ardından daha derin bir düzeltme riskiyle karşı karşıya kalabilir.
Hindistan Panik Yaratıyor, FED ve İran Görüşmeleri Altını Sıkıştırdı
Altın fiyatları, güçlü ABD enflasyon verileri ve Hindistan’ın ithalatı sınırlayıcı adımları nedeniyle baskı altında kalmaya devam ediyor. Ons altın, 4.700 doların altına gerilerken, piyasalar FED’in faiz indirimlerini erteleyebileceği endişesini fiyatlıyor. ABD’deki tüketici enflasyonunun yüzde 3,8’e yükselmesi, enerji fiyatlarındaki artışın ekonomiye yansıdığını gösteriyor. Bu durum, tahvil faizlerini ve doları desteklerken altının yükselişini sınırlıyor.
Hindistan, Altın ve Gümüş İthalat Vergisini Artırdı
Öte yandan Hindistan hükümeti, altın ve gümüş ithalat vergilerini yüzde 6’dan yüzde 15’e yükseltti. Başbakan Modi’nin vatandaşlara yönelik “bir yıl altın almayın” çağrısı da piyasada dikkat çekti. Dünyanın en büyük fiziki altın talep merkezlerinden biri olan Hindistan’daki bu adımlar, küresel fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturdu. Ancak uzmanlar, uzun vadede fiyatların yükselebileceği beklentisini koruyor. ING Group, yıl sonuna kadar ons altının 5.000 dolar seviyesine ulaşabileceğini öngörüyor. Ancak yüksek enerji fiyatları ve FED’in faiz indirimlerini ertelemesi, altın için en büyük kısa vadeli riskler arasında yer alıyor.




