Göze Sokmadan Göz Açtıran Kitap: Ebru’nun Renkli Dünyası – Çocuk

Çocuğun eğitiminde ve gelişiminde kitaplar önemli bir yer kaplar. Çocuklar özünde masumdur. Onları olumsuz davranışlara iten etkiler vardır. Çoğu zaman davranışlarının karşı taraftaki yankısının farkında da olmazlar. Herhangi bir yanlış davranış, sonuçlarından ders çıkarılarak ya da gerekli uyarılarla düzeltilebilir. Ancak hassas olan bazı noktalar vardır ki sonuçları yıkıcı olabilir. Bu hassas noktalardan birisi özel gereksinimli çocuklara karşı gösterilen tutumlardır. Bu bireylerle karşılaşan, onlarla aynı ortamda bulunması gereken çocuk, oradaki hassasiyetin farkına varamayabilir. Farkına varsa dahi nasıl davranması gerektiğini bilemeyebilir. Kimi zaman da yardımcı olduğu sanrısındaki kırgınlıkları göremeyebilir. Olası durumlarda yıpratıcı sonuçlara sürüklenmemek için bir hazırbulunuşluk gereklidir. Bu durumda, 11 yaşına kadar soyut düşünce yetisine sahip olmayan çocuğu karşımıza alıp, böyle kişilerle karşılaşabilirsin, diyerek ihtimaller üzerine konuşmak çok da etkili bir yöntem değildir. O hâlde “ne yapılabilirin?” cevabını, kitaplarda ya da birlikte izlenip üzerinde konuşulabilecek filmlerde bulabiliriz. Bu açıdan ebeveynlerin yükünü hafifletecek bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Yusuf Tokmuç tarafından yazılan, Ebru’nun Renkli Dünyası isimli kitap, çocuklarda farkındalık oluşturabilmek adına yapılacak konuşmada tam olarak can simidi niteliğinde.

Eser, bireyin (özellikle özel gereksinimli çocuğun) sosyal açıdan iyi olmasını amaçlamış. 15 yaşında genetik bir rahatsızlık sonucunda görme yetisini büyük oranda kaybeden Tokmuç, bu durumları yaşayan içerden birisi olarak etkili bir kitap ortaya çıkarmış. Ebru’nun Renkli Dünyası‘nı diğerlerinden ön plana çıkaran ise yaşamın farklı dönemlerinde karşılaşılan farklı özel gereksinimleri birlikte işlemiş olmasıdır. Kitabın ana karakteri Ebru, yaşından olgun davranışlar sergilese de bir çocuk masumiyetinin ve hassasiyetinin başarılı bir yansımasıdır. Eserde, Ebru’nun gelişim çağlarına şahitlik ediyoruz. Okul öncesi döneminde görme engelli olan mahalle arkadaşıyla ilişkisini okurken okul döneminde, otizm tanılı özel bir çocukla kurduğu arkadaşlığını ve iş hayatında ise bedensel engeli olan bir kişiyle dost oluşunu okuyoruz. Sürecin bütününe baktığımızda yaşamının gelişim evrelerinde özel gereksinimli bireylerle ilişki içinde olan Ebru, yetişkin bir birey olduğu zaman karşılaştığı durum sonucunda farkındalığıyla iş arkadaşlarından ön plana çıkıyor. Oldukça gerçekçi bir olasılığı gözler önüne seren yazar, kalemiyle ön yargıların yıkılmasına vesile oluyor. Nitekim hikâye akışında da buna açıkça şahit oluyoruz.

Bu noktaya kadar bahsettiklerimden yola çıkarak kalınca bir kitapla karşılaşacağınızı düşünebilirsiniz. Zira eserde, bir karakterin okul öncesi döneminden iş hayatındaki dönemine kadar yaşadıklarına hâkim oluyorsunuz. Ancak kitap 60 sayfadan oluşuyor. Çocuk kitabı açısından kullanılan yöntem gerçekten dikkate değer. Ebru’nun Renkli Dünyası isimli kitabında yazar, kendi sesini de olay akışları arasında duyurarak bunu başarmış. Okuruyla sohbet eder bir havada kaleme aldığı noktalar sırasında yaşanan zaman sıçrayışları böylece göze batmıyor. Üstelik bu 60 sayfanın tamamı Ebru’nun hikâyesinden oluşmuyor. 39. sayfada Ebrunun yaşamından kesitleri noktalayan yazar, kendi sesini bir kez daha duyurarak okurlarını hem Türkiye’den hem de dünyadan farklı özellikleriyle birlikte büyük başarılara imza atan ünlü insanlarla tanıştırmaya davet ediyor. Biten bir hikâye, yeni ve gerçek yaşanmışlıkların büyüleyici dünyasına kapı aralıyor. Böylece merak unsuru da yükseltilmiş oluyor. Çocuklara özel gereksinimli bireylerin de neler yapabileceğini göstermiş olması da kitabı önemli kılan noktalardan birisi.

Ebrunun Renkli Dünyası isimli eser, günümüzde hâlâ kullanılan Braille alfabesini 15 yaşındayken bulan görme engelli Louis Braille’nin hikâyesiyle devam ediyor. Ardından görememesine, konuşamamasına ve duyamamasına rağmen üniversite okuyup bitiren ilk insan Helen Keller’e değiniyor. Devamında ise “Beni izleyin, ben bile yapabiliyorsam siz de yapabilirsiniz.” (s.47) sözlerini alıntıladığı, kolları ile bacakları olmayan, Nick Vujicic’in hayatına yer veriyor. Peşi sıra hepimizin besteleriyle tanıdığı isim olan Ludwig van Beethoven’e geçiyor ve ülkemizin değerlerinden Aşık Veysel Şatıroğlu’nun her şeyin gözle değil, kalple görülebileceğini anlatan yaşam öyküsüyle devam ediyor. Daha sonra da konuşamamasına ve boynundan aşağısını hareket ettirememesine rağmen ünlü bilim insanlarından birisi olan Stephen William Hawking’i anlatıyor. Son olarak ise edebiyatımızın ünlü isimlerinden Cemil Meriç’in görme yetisini kaybettiği hâlde daha çok esere imza attığı yaşam öyküsüyle bitiriyor. Eserinde, kısaca değindiği gerçek başarı örnekleriyle yazarın, çocukları bu alanda daha fazla araştırma güdüsüne sürükleyeceğini düşünüyorum.

Yusuf Tokmuç, toplumun refahının bireysel mutluluklar ile sağlanacağının farkında olan bir yazar. Dolayısıyla, toplumsal sorunlara eğitimle cevap arayan sosyopedagoji disiplinine hizmet eden niteliklere sahip bir eser ortaya çıkarmış. Ebru’nun Renkli Dünyası, aynı zamanda çocuğu bir bütün olarak tanıyıp onun iç dünyasına tanıklık ederek olası yaraları ve onların dışavurumunu inceleyip rehabilite etme amacını taşıyan psikopedagojiye de etkili bir örnek.

Tokmuç, bu eseriyle göze sokmadan göz açmanın mümkünlüğünü ispat etmiş. Ebru’nun Renkli Dünyası‘nın satırlarında farklı hikâyelerle okurlarını yeni yolculuklara çıkaracağının haberini veren yazarın, göstereceği sıradaki dünyayı ben de merakla bekliyorum. Yolu açık, okuyup hayatına farkındalık katanı bol olsun.

Ebru’nun Renkli Dünyası

Yusuf Tokmuç

Mythos Kitap

60 Sayfa


Yazar: Merve YURTSEVER
Yayın Tarihi: 06.08.2025 09:00 –
Güncelleme Tarihi: 30.07.2025 15:54

Başa dön tuşu
Haber KNT