Hediyeleşmenin Önemi ve Sevgi Bağları
Hediyeleşmenin manevi değeri ve Hz. Âişe’nin örnek davranışıyla sevgi bağları güçleniyor.
Hz. Âişe, bir gün oruçlu olan bir yoksulun yardım talebine duyarsız kalmadı. Evinde yalnızca bir ekmek bulunan Hz. Âişe, azatlı cariyesine bu ekmeği yoksula vermesini söyledi. Cariye, “Orucunu açman için başka bir şey yok!” dediğinde, Hz. Âişe kararlılıkla tekrar etti: “Ekmeği ona ver!” Akşam olduğunda, kendilerine ekmeğe sarılı bir koyun eti hediye edildi. Bu olay, Peygamberimizin hediyeleşme konusundaki şefkatli tutumunun aile bireylerine de yansıdığını gösteriyor. Zira O, hediyeyi gönülden verenlerin Allah katında daha güzel mükafatlarla karşılaşacağını bildirmiştir.
Hediye, içten bir sevginin sembolüdür. Bu nedenle, hediyenin azlığı ya da çokluğu, değerli ya da değersiz oluşu üzerinden bir değerlendirme yapmak, hediyeleşme adabına aykırıdır. Sevgili Peygamberimiz, maddi durumu yetersiz olan fakat gönlü zengin insanlarla karşılıklı hediyeleşmeye özel bir önem vermiştir. Hediyeleşmek, sadece maddi bir alışveriş değil, aynı zamanda insanlar arasındaki bağları güçlendiren manevi bir eylemdir.
Siz, insanlar için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emredersiniz, kötülükten alıkoyarsınız ve Allah’a inanırsınız… (Âl-i İmrân, 3/110)




