Fransa cumhurbaşkanlığı yarışında krizler derinleşti

Fransa cumhurbaşkanlığı yarışı, okul protestoları, Jordan Bardella hakkındaki antisemitizm iddiaları ve bütçe sorunlarıyla yeni bir kriz dönemine girdi.

Fransa cumhurbaşkanlığı yarışı, son günlerde ülke genelindeki okul protestoları, siyasi suçlamalar ve artan borç endişeleriyle daha da sertleşti.

Liselerin çevresindeki gösterilerde şiddet olayları yaşanırken hükümetin müdahalesi eleştirildi. Hükümet, perşembe günü kriz toplantısı düzenledi ve cuma günü gençlerin temsilcileriyle görüştü.

Odoxa tarafından yapılan araştırma, kamuoyunun okul protestolarının yönetilme biçiminden memnun olmadığını ortaya koydu. Ankete katılanların, Jean-Luc Mélenchon ile aşırı sol partisi Boyun Eğmeyen Fransa’nın gösterilere katılımını da onaylamadığı belirtildi.

Mélenchon’un destekçileri, öğrencileri korumak ve polisle karşı karşıya gelmelerini önlemek amacıyla eylemlere katıldıklarını savundu. Hükümet ve siyasi rakipleri ise bu katılımın şiddeti artırdığını öne sürdü; suçlamalar reddedildi.

Sosyalist Parti’den bir danışman, gelişmelerin aşırı sağ ile aşırı sol arasında siyasi anlatıyı şekillendirme mücadelesine dönüştüğünü söyledi. Merkezdeki adaylar ise gündemi Marine Le Pen ve yükselişini sürdüren Mélenchon’dan almakta zorlanıyor.

Le Pen, gösterilerdeki şiddetten kışkırtıcıları sorumlu tuttu ve Boyun Eğmeyen Fransa’yı “kaos ve ayaklanma unsurlarına yardım etmekle” suçladı. Ulusal Birlik milletvekili Laurent Jacobelli de hükümetin kamu düzenini koruyamadığını ve solun gerilimi artırdığını savundu.

Protestolar, Le Pen’in partisi Ulusal Birlik’in başkanı Jordan Bardella hakkında gündeme gelen antisemitizm iddialarının da önüne geçti. Mediapart, Bardella’nın 17 yaşındayken Facebook Messenger üzerinden antisemitik mesajlar gönderdiğini öne sürdü.

Bardella iddiaları kesin biçimde reddetti ve Mediapart’a dava açacağını açıkladı. Site ise perşembe günü, ekran görüntüleri ve Meta’dan elde edilen konuşma verileriyle iddiaları nasıl doğruladığını anlatan yeni bir haber yayımladı.

Le Pen’in iktidara gelmesi halinde başbakan olması beklenen Bardella’nın siyasi geleceği tartışma konusu olurken, Ulusal Birlik içinden bir seçilmiş temsilci kararın Le Pen’e ait olduğunu belirtti.

Ekonomik tablo da kampanyadaki baskıyı artırdı. Sébastien Lecornu’nun azınlık hükümeti, piyasaları rahatlatmak amacıyla 2027 bütçesinde 43 milyar avroluk tasarruf öngördü; ancak parlamentoda çoğunluk bulunmaması, kesintilerin kabul edilmesini zorlaştırıyor.

Fransa’nın borçlanma maliyetleri 2008’den bu yana en yüksek seviyeye çıkarken, Fransız ve Alman 10 yıllık tahvilleri arasındaki fark cuma günü 150 baz puanın üzerine yükseldi. Bu gelişmeler, merkez siyasetteki adayların da ekonomik kriz tartışmalarından kaçamayacağı yorumlarına yol açtı.

Mélenchon, gelecek salı yapılması planlanan yeni gösterilere parti yöneticilerinin katılması ve öğrencileri polis şiddeti iddialarına karşı koruması çağrısı yaptı. Ancak bu tutumun, protestolardaki rolü nedeniyle kendisine siyasi maliyet oluşturabileceği değerlendiriliyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu