Yapay Zeka Yatırımları Markaların Rekabet Gücünü Artırıyor
Yapay zeka, hızlı tüketim ürünleri sektöründe markaların stratejilerini dönüştürerek rekabet avantajı sağlıyor.
Tüketici zekâsı alanında dünya çapında tanınan NielsenIQ, “Büyümenin Yeni Sınırları” başlıklı kapsamlı bir araştırma yayımladı. Kearney iş birliğiyle gerçekleştirilen bu çalışma, yapay zekânın hızlı tüketim ürünleri sektöründeki markaların inovasyon ve operasyonel stratejilerini köklü bir biçimde değiştirdiğini gözler önüne seriyor. Bu değişim, inovasyon, ürün keşfi ve tüketici satın alma süreçleri üzerinde derin etkiler yaratıyor.
NIQ İletişimden Sorumlu Üst Düzey Yöneticisi ve Global Pazarlama Lideri Marta Cyhan-Bowles, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, hızlı tüketim ürünleri sektöründe veri kullanımının artması, doğruluğun yükselmesi ve etkinliğin hızlanmasının önemine dikkat çekti. Cyhan-Bowles, büyük markaların geçmişte büyüme için başvurdukları birleşme ve satın alma stratejilerinin artık yeterli olmadığını vurguladı. Bu tür stratejilerin sürdürülebilir ve uzun vadeli büyüme için tek başına yeterli olmadığını belirten Cyhan-Bowles, yapay zekâ destekli inovasyonun ve markaların akıllı platformlardaki görünürlük yönetiminin önemini vurguladı. Başarılı kuruluşların, yapay zekâ ile güçlendirilmiş derin tüketici anlayışı ve sürekli ölçümleme ile avantaj elde edeceğini ifade etti.
Yapay zeka, geçmişte yüksek maliyetler gerektiren birçok yeteneği artık daha erişilebilir hale getiriyor. Konsept testleri, formül optimizasyonları, yaratıcı içerik üretimi ve senaryo modellemeleri gibi alanlarda markalar, bu yeni araçları kullanarak hızlı hareket etme ve dijital liderlik konularında güçleniyor. NielsenIQ verileri, özellikle evcil hayvan bakımı, kişisel bakım, sağlık ve iyi yaşam gibi alanlarda yapay zekâ destekli inovasyonun hız kazandığını ve bu kategorilerde yeni markaların öne çıktığını gösteriyor. Aynı zamanda, tüketici davranışlarında da hızlı bir değişim gözlemleniyor.
NielsenIQ Türkiye Genel Müdürü Didem Şekerel Erdoğan, araştırmanın bulgularını paylaştı. Tüketicilerin %74’ü alışveriş süreçlerinde yapay zekâdan yararlanırken, %54’ü araştırma aşamalarında bu teknolojiyi kullanıyor. Ayrıca, %20’lik bir kesim doğrudan alışveriş için yapay zekâdan faydalanıyor. Yapay zekâ araçlarının araştırma ve satın alma kararlarındaki artan rolü, keşfedilebilirliğin dağıtım kadar kritik hale geldiğini ortaya koyuyor.
Çalışmalar, “agentic commerce” olarak adlandırılan yeni bir dönemin de kapılarını aralıyor. Bu modelde, perakende platformları ve büyük dil modeli (LLM) tabanlı ortamlar, seçenekleri filtreleyen, öneriler sunan ve satın alma kararlarını etkileyen yapay zekâ sistemleriyle entegre çalışıyor. Yapay zekâ asistanları, perakendeci web siteleri, arama motorları ve alışveriş platformlarına daha fazla entegre olurken, ürünlerin sıralamasını ve görünürlüğünü de etkiliyor. Bu yeni düzende, görünürlüğü belirleyen unsurlar arasında yapılandırılmış ürün verileri, bağlamsal uyum, kullanıcı yorumları ve güven sinyalleri yer alıyor.
Kearney Ortağı Katherine Black, yapay zekâ sistemlerinin önceliğinin “netlik” ve “içeriklerin alakalı olması” üzerine olduğunu belirtti. Black, yapılandırılmış veriler ve güvenilir sinyallerden faydalanarak ürünlerini yapay zekâya ‘okunabilir’ hale getiren markaların bu yeni ekosistemde daha görünür olacağını ifade etti.
Yapay zekâ destekli inovasyon ve etkileşimli keşif, hızlı tüketim ürünleri ekosisteminde çıtayı yükseltiyor. Büyük ve köklü markalar, büyüme ivmelerini korumak için inovasyon süreçlerini yeniden yapılandırırken, gelişmekte olan markalar da deneme ve öğrenme süreçlerini hızlandırmak için yapay zekâdan faydalanıyor. Perakendecilerin, yapay zekâ entegrasyonları sonucunda meydana gelen trafik, ürün çeşitliliği ve gelir modellerindeki değişimlere uyum sağlamaları gerekiyor.
Didem Şekerel Erdoğan, yapay zekâ çağında sürdürülebilir büyüme için öne çıkan başlıkları şu şekilde özetledi: İnovasyonu, doğrulanmış ancak karşılanmamış tüketici ihtiyaçlarına dayandırmak; ürün içeriklerini yapay zekâ destekli keşif için optimize etmek; yapay zekâyı fikir geliştirme, test ve pazara sunum süreçlerine entegre etmek; lansman sonrası erken sinyalleri yakından izleyerek hızlı aksiyon almak. 90’dan fazla ülkede faaliyet gösteren ve yaklaşık 7,2 trilyon dolarlık küresel tüketici harcamasını kapsayan NielsenIQ, yapılandırılmış perakende verileri, davranışsal içgörüler ve gelişmiş analitik çözümlerle markaların yapay zekâ odaklı dönüşümünü gerçek tüketici talebiyle buluşturmasına destek oluyor.




