Danimarka Başbakanı Frederiksen: Avrupa Şantaja Boyun Eğmeyecek

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, ABD’nin Avrupa ülkelerine uygulayacağı ek vergilere karşı Avrupa’nın şantaja boyun eğmeyeceğini belirtti.

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, ABD’nin Grönland’ın alınmasına karşı çıkan Avrupa ülkelerine ek vergi uygulama niyetine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Frederiksen, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, ABD Başkanı Donald Trump’ın bu ülkeler için tehditte bulunduğunu belirtti.

ABD, Grönland’a yönelik hamlelerine karşı Avrupa’dan gelen tepkilere yanıt olarak, gümrük vergilerini artırma kararı almıştı. Bu bağlamda Frederiksen, Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile görüştüğünü ifade ederek, “Danimarka, büyük bir destek görüyor. Bu durum, artık sadece kendi sınırlarımızın ötesinde bir mesele haline geldi” dedi.

Frederiksen, Avrupa’nın temel değerlerinin arkasında durmanın önemine dikkat çekerek, “Avrupa topluluğunu oluşturan değerlerimiz için birlik içinde hareket etmemiz giderek daha kritik hale geliyor. Biz işbirliğinden yanayız, çatışma arzusunda olan taraf değiliz. Kıtanın diğer ülkelerinden gelen tutarlı mesajlar beni memnun ediyor. Avrupa, şantaja boyun eğmeyecek” şeklinde konuştu.

Bu açıklama, ABD’nin ek gümrük vergilerine maruz kalacak sekiz Avrupa ülkesinin ortak bir bildiri yayınlamasının hemen ardından geldi. Danimarka, Finlandiya, Fransa, Almanya, Hollanda, Norveç, İsveç ve İngiltere tarafından yapılan ortak açıklamada, bu ülkelerin Danimarka ve Grönland ile tam dayanışma içinde olduğu vurgulandı. Ayrıca, ABD’nin vergi adımının transatlantik ilişkilerde “tehlikeli bir aşağı yönlü sarmal” başlatma riski taşıdığına dikkat çekildi.

Trump, Grönland’a yönelik ek vergi uygulamasını 1 Şubat’tan itibaren yüzde 10 olarak belirlerken, eğer Grönland’ın satın alınmasına dair bir anlaşma sağlanmazsa bu oranın haziran ayında yüzde 25’e yükseleceğini duyurdu. Trump, Grönland’ı satın almanın ABD için bir ulusal güvenlik meselesi olduğunu ve bu bölgenin kontrol edilmemesi durumunda Çin ve Rusya’nın hakimiyetine gireceğini savunuyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu