Türkiye Sanayisi Enflasyonla Mücadelede Zor Durumda

İstanbul Sanayi Odası Başkanı Bahçıvan, Türkiye sanayisinin enflasyonla mücadelede zorlandığını ve yeni bir bakış açısına ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

YENER KARADENİZ/İSTANBUL

Türk moda endüstrisinin önemli etkinliklerinden biri olan İstanbul Hazır Giyim ve Moda Fuarı IFCO, 5. yılını kutlarken, sanayicilerin yeni ekonomik program öncesinde ekonomi yönetimine yönelik kritik uyarılarına ev sahipliği yaptı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla gerçekleştirilen fuarın açılışında, sanayi ve ihracat temsilcileri mevcut ekonomi programının üretim ve ihracat üzerindeki maliyetlerini yeniden gözden geçirme çağrısında bulundu. Geçmiş yıllarda 600’e yakın katılımcı ve 30 bine yakın ziyaretçi ağırlayan fuarda, bu yıl katılımcı sayısı 200’e, ziyaretçi sayısı ise 15 bine düştü.

Açılışta konuşan İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, Orta Vadeli Program (OVP) açıklamasına günler kaldığını belirterek, Türkiye sanayisinin yeni programda farklı bir bakış açısına ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Son üç dört yıldır yalnızca enflasyonu düşürmeye odaklanan yaklaşımın Türkiye’yi zor bir duruma getirdiğini vurgulayan Bahçıvan, “Enflasyon uğruna biz Türkiye sanayisini feda ediyoruz” dedi.

Artık Bıçak Kemiğe Dayandı

Sanayinin kolay elde edilmediğini, üretim kapasitesi, ihracat gücü ve istihdamın yıllar süren çabalarla oluşturulduğunu dile getiren Bahçıvan, sanayinin enflasyonla mücadelede üzerine düşeni fazlasıyla yaptığını savundu. Mal enflasyonunun yıllık yüzde 16,7 seviyesine gerilediğini belirten Bahçıvan, buna rağmen sanayinin yüzde 32-33 seviyesindeki genel enflasyonun bedelini yüksek faiz ve finansman maliyetleriyle ödediğini ifade etti. “Finansmana en fazla ihtiyaç duyan sektör sanayidir. Hem yatırım kredisine hem de işletme sermayesine ihtiyaç var” diyen Bahçıvan, sanayi ve ihracatçının kendisinden kaynaklanmayan enflasyonun bedelini ödediğini vurguladı. Ekonomi yönetimine seslenen Bahçıvan, “Türkiye sanayisi ve ihracatçısı artık bu boyutu bir kez daha enflasyon önleme ilacında dayanma gücünü kaybetmiş durumda” şeklinde konuştu.

Bahçıvan’ın dikkat çeken ifadesi “Artık bıçak kemiğe dayandı. Bunun daha fazla sürdürülebilir bir gücü ve dönemi kalmadı” oldu. Sanayiye yapılacak katkıların mevcut enflasyon ortamında bile ekonomiye olumlu etki sağlayacağını belirten Bahçıvan, üretim ve ihracat gücünün korunması durumunda Türkiye’nin daha büyük katkılar sağlayabileceğini söyledi.

Kur-Enflasyon Makası Yüzde 10’u Aştı

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, ihracatçıların uzun süredir üzerinde durduğu enflasyon ile döviz kuru arasındaki makasa dikkat çekti. 2026’nın ilk 7 ayında yüzde 10’un üzerinde bir makas oluştuğunu belirten Avdagiç, bunun ihracatçılar üzerindeki baskıyı artırdığını kaydetti. Kurun yalnızca ihracatçıyı değil, Türkiye’nin turizm ve alışveriş performansını da etkilediğini dile getiren Avdagiç, yabancıların Türkiye’deki kredi kartı harcamalarının azalırken, Türk vatandaşlarının yurt dışındaki kartlı harcamalarının arttığını belirtti. Türkiye’nin pahalı algısının güçlenmesinin tehlikeli olduğunu söyleyen Avdagiç, bunun uzun vadede hem mal ticaretini hem de turizmi olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu. Avdagiç, OVP’de enflasyonla mücadelenin yalnızca döviz kuru baskılanarak yürütülmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Üç yıl boyunca bunun çok ciddi faturasını ödedik, ödemeye devam ediyoruz” dedi. Türkiye’nin ihracatını artırması ve ithalatı kontrol altına alması için daha dengeli bir yaklaşım beklediklerini ifade etti.

İhracatta Yüzde 2-4 Artış Bizlere Yetmez

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, Türkiye’nin 278 milyar dolara yaklaşan ihracatının yeterli olmadığını belirterek, “Tek rakamlı artışlar, yüzde 2 ile yüzde 4 arasında bizlere yetmez” mesajını verdi. Hazır giyimdeki sorunların diğer sektörlere göre daha ağır olduğunu ancak problemin artık yalnızca hazır giyim veya sanayi meselesi olmaktan çıktığını ifade eden Gültepe, “Bu problem Türkiye’nin problemi” dedi. Yeni OVP’de sanayiye daha farklı desteklerin gelmesi gerektiğini söyleyen Gültepe, Türkiye’nin büyümesinin en az yarısının ihracat ve üretimden gelmesi gerektiğini vurguladı. “Üreten ülkeler geleceğini refah altına alan ve çok daha sağlam temeller üzerinde duran ülkelerdir” diyen Gültepe, Türkiye’nin üretimle büyütülmesi gerektiğini ifade etti. 2026’nın son iki çeyreğinde üretimin ve ihracatın daha güçlü bir büyüme göstermesini beklediklerini belirten Gültepe, hedeflerinin yüzde 5’in üzerinde büyüyen bir ihracat performansı olduğunu söyledi.

Hazır Giyim Gibi 7 Sektör Daha Olsa Cari Açık Olmazdı

IFCO’nun ev sahibi İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, sektörün taleplerini ekonomi yönetimine iletti. Hazır giyim sektörünün 2025’i 16,8 milyar dolarlık ihracatla kapattığını belirten Paşahan, son üç yılda ihracatta daralma yaşanmasına rağmen sektörün geçen yıl 12,5 milyar dolarlık cari fazla verdiğini söyledi. “Hazır giyim gibi 7 tane sektör daha olsaydı 2025 yılında cari açığımız olmayacaktı” diyen Paşahan, sektörün istihdam, ihracat ve katma değer açısından stratejik konumuna dikkat çekti. Sektörün yeniden ayağa kaldırılması için 3 bin 500 TL istihdam desteği, 1.270 TL asgari ücret desteği ve hazır giyime yüzde 10 döviz dönüşüm desteği verilmesini istedi. Yatırım kredilerinin yüzde 15’in altında kullandırılması, tekstil ve hazır giyim firmalarının 3 yıl boyunca 6. bölge teşviklerinden yararlandırılması ve süresi dolan teşvik belgelerinin 10 yıl daha uzatılması talepleri arasında yer aldı. Paşahan ayrıca teşvikli yatırımlarda asgari ücretin yüzde 50 fazlasına kadar ücret alan çalışanların SGK primlerinin tam teşvik kapsamına alınmasını, emekli çalışanların SGK prim teşviklerinin kaldırılmasını ve teşvik bölgelerine taşınan yatırımlarda ikinci el makinelerin de teşvik kapsamına dahil edilmesini istedi. Yeşil ve dijital dönüşümün birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Paşahan, sektör için yüzde 40 hibe ve yüzde 60 düşük maliyetli kredi modeli önerdi. “2030’a geldiğimizde bu sektörü hep birlikte upgrade edelim” diyen Paşahan, sektörün geçmişte olduğu gibi verilen desteğin karşılığını Türkiye ekonomisine fazlasıyla vereceğini söyledi. Paşahan ayrıca sektörün sürekli kötülenmesinden ve karamsar bir tablo çizilmesinden vazgeçilmesi çağrısında bulundu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu