Kuru Fasulyede Yanlış Tohum Kullanımı Verimi Düşürüyor

Kuru fasulye üretiminde yanlış tohum kullanımı verimi yarıya düşürüyor. Uzmanlar, yerli tohum kullanımının önemine dikkat çekiyor.

İstanbul Ticaret Borsası’nın çevrimiçi düzenlediği “Altın Tohumlar” toplantısında, Türkiye’nin önemli tarım ürünlerinden biri olan kuru fasulye ile ilgili kritik meseleler gündeme geldi. Toplantının açılışında İstanbul Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ahmet Bülent Kasap konuşma yaparken, moderatörlük görevini İSTİB Genel Sekreter Yardımcısı İsmail Şen üstlendi. Programa, Samsun Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Reyhan Aydın, üretici Kenan Örken ve İSTİB Meclis Üyesi Işılay Reis Yorgun katıldı.

Toplantıda en dikkat çeken konu, kuru fasulye üretiminde kullanılan tohumların kalitesi oldu. Üretici Kenan Örken, yurtdışından ithal edilen yemeklik kuru fasulyelerin tohum olarak kullanılmasının ciddi verim kayıplarına yol açtığını ifade etti. Örken, “Çiftçilerimizin mutlaka verimliliği kanıtlanmış sertifikalı yerli tohum kullanması gerekiyor. İthal yemeklik fasulyeler ekildiğinde istenen sonuç alınamıyor. Verim yarı yarıya düşebiliyor. Sertifikalı tohum kullanan üreticiler ise iki kata kadar daha fazla verim elde edebiliyor” şeklinde konuştu. Yanlış tohum kullanımının çiftçileri üretimden uzaklaştırdığını vurgulayan Örken, sertifikalı tohumlara yönelik teşviklerin artırılması gerektiğini belirtti.

Kenan Örken, Türkiye’nin kuru fasulye üretiminde son yıllarda kayda değer bir ilerleme kaydettiğini ve geçmişte ithalata bağımlı olan üretim yapısının değişmeye başladığını dile getirdi. Örken, “2010 öncesinde tüketimimizin yaklaşık yüzde 40’ını ithalatla karşılıyorduk. O dönemlerde 170 bin ton seviyelerinde olan üretimimiz, 2020’de 340 bin tona kadar çıktı. Bugün üretimimizle tüketimimizin başa baş geldiğini söyleyebiliriz” dedi. Türkiye’nin doğru planlama ve verimlilik artışıyla kuru fasulyede ihracatçı ülke konumuna gelebileceği ifade edildi.

Samsun Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Reyhan Aydın, kuru fasulyenin yalnızca bir gıda ürünü olmadığını, aynı zamanda kırsal kalkınma açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu belirtti. Aydın, Türkiye’nin dünya kuru fasulye üretiminde 21’inci sırada bulunduğunu ve yıllık üretimin 250 ila 350 bin ton arasında değiştiğini kaydetti. Kuru fasulyenin toprağı doğal yollarla iyileştiren önemli bir baklagil olduğunu vurgulayan Aydın, Milli Çeşit Listesi’nde 54 tescilli kuru fasulye çeşidinin bulunduğunu ifade etti.

İSTİB Meclis Üyesi Işılay Reis Yorgun, kuru fasulyenin hem ekonomik hem de çevresel açıdan büyük bir değer taşıdığını dile getirdi. Yorgun, “Kuru fasulye yalnızca sofraların vazgeçilmez ürünü değil; aynı zamanda toprağın azot miktarını artıran, organik yapıyı güçlendiren ve sürdürülebilir tarımı destekleyen stratejik bir üründür” dedi. Türkiye’nin yeterlilik oranındaki artışın sevindirici olduğunu belirten Yorgun, asıl hedefin sürdürülebilir bir üretim modeli oluşturmak olduğunu ifade etti.

İstanbul Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ahmet Bülent Kasap, kuru fasulyenin yalnızca ham madde olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Kasap, “Bakliyatlar artık dünyada çok farklı ürünlere dönüştürülüyor. Bizim de kuru fasulyeyi işleyerek, markalaştırarak ve yeni tüketim alanları oluşturarak daha yüksek katma değer üretmemiz gerekiyor” dedi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu