Zeynel Emre: CHP’nin Geleceği İçin Risk Almamız Mümkün Değil
CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, partinin geleceği için risk almanın mümkün olmadığını vurguladı.
Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel, bazı milletvekilleriyle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantının ardından CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Emre, mahkeme tarafından belde statüsü yeniden kazanan altı bölgede bu hafta sonu seçimlerin yapılacağını ve Özgür Özel’in Trabzon, Gümüşhane, Tokat, Amasya ve Nevşehir illerinde seçim çalışmalarına katılacağını duyurdu. CHP’nin son seçimlerde birinci parti olarak çıktığını ifade eden Emre, “Cumhuriyet Halk Partisi, iktidara yürüyen bir parti konumundayken, Adalet ve Kalkınma Partisi yargı üzerindeki etkisiyle partimize karşı büyük bir komplo kurmuştur. Bu duruma karşı hem yurttaşlarımızın tepkisi hem de partimizin meşru yönetimi desteklemesi, iktidar tarafını uzun bir sessizliğe itmiştir. Erdoğan’ın ‘Biz bu işin hiçbir yerinde yokuz’ demesi, aslında tam merkezinde olduğu bir durumu inkar etmek zorunda kaldığını göstermektedir,” dedi.
Emre, partiyi hızla kurultaya götürmek için delegelerden imza toplamaya başladıklarını belirtti. “Mahkeme kararıyla İstanbul il örgütü görevden uzaklaştırılmıştı. Şu anda İstanbul’dan 1134 kurultay delegemiz bulunuyor. İlk gün 600’ün üzerinde delegeye ulaştık, ikinci günün sonunda ise bu sayı 850’yi geçti. Hedefimiz, ulusal olağanüstü kurultay için 1000’in üzerinde imza toplamaktır. Bu süreçte nasıl bir birliktelik sağlandığını herkes görebiliyor. Biz, seçilmişlerin sözcüsü olarak her zaman hukuktan ve Anayasa’dan örnekler veriyoruz. Ancak karşıt görüşte olanlar, kaynak gösteremiyorlar. İstanbul’da tedbir kararı varken Yüksek Seçim Kurulu’nun seçimlere izin vermesi, seçim hukuku tarihimizdeki birçok örnekten biridir. Hiçbir mahkeme kararı, delege iradesini ve parti tüzüğünü geçersiz kılma yetkisine sahip değildir; tüzüğümüz oldukça açıktır,” şeklinde konuştu.
Verilen mahkeme kararının mevcut Genel Başkan, Merkez Yürütme Kurulu, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu’nu görevden uzaklaştırdığını belirten Emre, “Mahkeme, iade yazarken Genel Başkan, PM ve YDK’yı belirtmiş ama Merkez Yönetim Kurulu’nu atlamış. Bunun nedeni, MYK’nın çoğunluğunun bu butlan işine karşı durmasıdır. Buradan bile siyasi mühendislik yapıldığını görebiliyoruz,” dedi.
Emre, Siyasi Partiler Kanunu’na göre, partilerin iki yılda bir olağan kongre yapma zorunluluğu bulunduğunu hatırlatarak, “Bir yıl uzatma hakkı var. Ancak mahkeme kararıyla 4-5 Kasım 2023 tarihine dönüldüğü ve en son geçerli kurultayımızın Temmuz 2020 olduğu için CHP’nin 25 Temmuz 2026’ya kadar kurultay yapması hayati bir mesele. Eğer bu süre aşılırsa, partinin seçimlere girmesi engellenir ve mal varlığı hazineye devredilir. Anayasa Mahkemesi’nin bu konudaki geçmiş kararları net. Partimizin tamamen yok olmasına yol açacak bu riski almak mümkün değildir. Bu konu tartışmasız bir gerçektir. Biz asla umutsuzluğa kapılmıyoruz. Bizim yolumuz, Mustafa Kemal Atatürk’ün, boynundaki idam fermanına rağmen millete güvenerek çıktığı yoldur,” ifadelerini kullandı.
Emre, Meclis Başkanlığı’nın CHP grup toplantılarına ilişkin mevzuata uygun görüş bildirdiğini ve seçilmiş grubun iradesini desteklediğini belirtti. Özgür Özel’in milletvekilleriyle gruplar halinde istişareler yaptığını kaydeden Emre, parti içindeki muhalif isimlerin de kurultayın aciliyeti ve kaçınılmazlığı konusunda kendileriyle aynı görüşte olduğunu ifade etti.




